Türkiyenin En İyi Forum Sitesi

Seni Sevmek İstemedim - Fatih Murat Arsal - Forum
radyo sohbet facebook twitter iletisim
Forum  

Seni Sevmek İstemedim - Fatih Murat Arsal

Kitap Tanıtımları



Go Back   Forum > Kitaplık > Kitap > Kitap Tanıtımları

Kitap Tanıtımları Bir çok kitabın özetini bu bölümde bulabilir, paylaşabilirsiniz.

beyazesyam


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28 Mayıs 2011, 20:56   #1 (permalink)
Kayıtlı Üye
 
Crea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05 Temmuz 2010
Şehir: yoklar adası
Mesajlar: 1.629
Ettiği Teşekkür: 362
Aldığı Teşekkür: 401
Rep Gücü : 43
Rep Puanı: 4020
Seviye: Crea has a reputation beyond reputeCrea has a reputation beyond reputeCrea has a reputation beyond reputeCrea has a reputation beyond reputeCrea has a reputation beyond reputeCrea has a reputation beyond reputeCrea has a reputation beyond reputeCrea has a reputation beyond reputeCrea has a reputation beyond reputeCrea has a reputation beyond reputeCrea has a reputation beyond repute
Standart Seni Sevmek İstemedim - Fatih Murat Arsal



SENİ SEVMEK İSTEMEDİM


Bir erkek ne kadar hızlıdır?
İki saniye içinde bir kadına sahip olmaya karar verebilir mi?
Doğan bundan emindi. Pınar için aynı şeyi söylemek zor.
Çünkü kazara çarpışıp tanışmalarından on beş dakika sonra amansız derecede tehlikeli ve yakışıklı
bir erkek tarafından güpe gündüz kaçırılmıştı.
Mafya tavırlı bu belalı adam, borçları tahsil etmekten bir anda vazgeçmişti.
Onun tek istediği Pınar'dı. Tabii masumane değil... Onu daha evvel görmese de hakkında çok şey duymuştu.
"Çapkın Pınar..." demişlerdi ona. Erkekleri parmağında oynatan masum görünüşlü dilber...
Doğan için iki saniye bile çoktu... Ve ona iki seçenek sundu.
Ya evlilik... ya da bir süreliğine metres hayatı... Ama beraberlik kaçınılmazdı.

Pınar ise evlenmektense ölmeyi tercih ederdi.
İşin kötü yanı, Doğan sevgili olarak hiç fena değildi.

************ Bu kitap konusunda uzman bir kitap yorumcusuna okutulup kontrol ettirilmiştir... ************
Doğan... Yaşadığı acılarla güçlenmiş, gizemli bir karakter! Bir nevi yalnız kurt...
Pınar asiliği ve güzelliği ile her erkeği çıldırtacak tatlı bir dişi...
İki güçlü karakterin çarpışması, nefretin aşka dönüşmesi...

Kararlı bir erkeğin çekici bir kadını elde etmek için verdiği müthiş mücadele
ve Pınar'ın asiliği ile harmanlanmış, nefret, aşk, sevgi ile yoğrulmuş, yan karakterlerle çok güzel zenginleştirilmiş bir roman...
Okuduğum eserleriniz içinde beni en etkileyen ve kaleminizi en üst seviyede konusturduğunuz bu kitap
eminim okuyan herkesi uzun süre etkisi altına alacak ve defalarca okunacak...
Benim gibi...
************************************* Sayfa 37 *************************************
____“Ben hiç değilse sana iyi bir ücret öneriyorum… Senin için ödediğim parayla ömür boyu birlikte olabileceğim, onlarca sevgili tutabilirdim… Sadece birkaç ay bana dayanarak bu paraya sahip olmaktan onur duymalısın!”
____“Havalarda uçuyorum… Aman ne onur…?” diye onunla alay edercesine dudaklarını büzdü Pınar. “Hem…” Birden durdu. Gözleri irileşti yine! “Dur bir dakika! Dur bir dakika! Sen ne dedin?”
____“Ne dedim?”
____“Sen… Sen beni sadece kaçırmıyorsun!?” Dehşetle ona bakarken, sözlerindeki anlamı kavramaya çalışıyordu. Bu daha korkunçtu. “Sen beni… istiyorsun! Değil mi? Sen beni para için kaçırmıyorsun? Sen beni sevgilin yapmak istiyorsun? Sen… Sen… Çıldırmışsın! Aklındaki buysa sana asla izin vermem… Senin yatağına asla girmem!”
____Adam küçük bir kahkaha attı. Gözleri bir an parlamıştı. Önündeki bir arabayı sollarken, yan gözle şok olmuş kıza baktı. “Elbette girersin! Asla, çok iddialı bir kelime! Ne yani? Seni sadece az önce olduğu gibi, birkaç öpücük için mi yanımda götürdüğümü sanıyorsun? Ateşli geceler geçireceğini bilsen iyi olur! Hem de çok ateşli geceler! Belki de daha önce yaşadıklarından daha güzelleri?””
____Pınar şok içindeydi. Kocaman açılmış gözlerle adama bakıyordu. Dediklerinin şaka olduğundan emindi. Bu son bir saatte olanların hepsi şaka olmalıydı.
____Onun ne kadar da kararlı olduğunu anlamamak için ahmak olmak gerekirdi. Başını çevirip önüne baktı.


************************************* Sayfa 47 *************************************
____“Ne… ne olacak şimdi?” dedi korkarak. Kaderini kabullenmek üzereydi. “Bu gece seninle olmayı… kabul edersem…? Hepsini geri verecek misin?”
____Adam küçük bir kahkaha attı.
____“Daha neler… Güzelsin ama bir gece için beş milyon dolar etmezsin…”
____“Anlamadım…?”
____Adam omuz silkti. “Bak… Önce gidip güzel bir yemek yeriz. Öncesinde sen duşunu alırken ben sana bir gece elbisesi alır gelirim. Sen bana daha güzel görünmek için burada uslu bir kız gibi beni beklersin… Eğer bu gece umduğum kadar uslu ve sıcak…” Bir an duraladı. Neyi kastettiği çok belliydi. “…olursan, ben de yarın avukata yavaşlamasını söylerim. Sonra seninle geçirdiğimiz her ay için sana önemli bir geri ödeme yaparım…”
____“Ay mı?” diye bağırdı Pınar. “Sen delirmişsin? Ben seninle aylarca…”
____“Kararım kesin! Buna uysan iyi olur!” diye mırıldandı Doğan. Sesi öylesine rahat ama kesindi ki!
____“Ka…kaç ay?” diye kekeledi.
____“Ağabeyinin bana borcu o kadar çok ki…” Yine omuz silkti. “Dört beş ay sürebilir!”
____“İmkansız!” diye bir çığlık attı. “Ben sana o kadar nasıl dayanırım? Bana bunu yapma lütfen! Evli olmadığım bir erkekle yaşadığım için annem kahırdan ölür!”
____Genç adam şeytani bir gülümsemeyle gözlerini kıstı. “Bu da bir seçenek tabii! İstersen seninle evlenmeye de hazırım!”
____“Ne?”
____“Elbette benim de bir erkek evlada ihtiyacım var. Soyumdaki tek erkek benim. Sen de gözüme güzel bir anne gibi gözüküyorsun!” diye açıkladı genç adam rahatça. “Benimle evlenirsen, her şey daha çabuk sonuçlanır!”
____“Sen gerçekten delirmişsin! Aman Allahım! O zaman senin gibi piçin tekine ömür boyu katlanmak zorunda kalırım? Bunu asla yapmam! Ölürüm de senin gibi bir ********le evlenmem!”


************************************* Sayfa 234*************************************
____Genç kadın donmuştu. Sessizce adamı dinliyordu. Merdivenlerden yukarıya çıktıklarında bile nefesini zor alıyordu. Üst katta bir çalışma odası ve yine yatak odaları olduğunu söyledi Doğan. Çok rahattı. Annesini ve çalışanları şoka soktuğunu umursamamış gibi gözüküyordu. Bir kapıdan içeriye sokulup da çok geniş bir odaya girince, öfkeyle kolunu çekti. Nefret dolu bakışlarla adama baktı.
____“Böyle adi olmak zorunda değildin!” dedi öfkeyle ona. “Bana başka bir oda verebilirdin!”
____“Sorun ne?” diye sordu Doğan sertçe.
____“Ne demek ne? Bu kadar utanmaz olmak zorunda mısın? Şimdi bu insanlar ne düşünecek? Annenin yüzüne her gün nasıl bakacağım? Hiç değilse başka odada yatsaydım…? Nasılsa istediğin zaman yine gelirdin!”


************************************************** *********************************



Bazı şeylerin güzelliğinin, hemen elimizin altındayken farkına varmayız...
Sağlık... Dostluk... Aşk gibi...

Doğan'a Mektup...
Doğan, biliyor musun, bazen yaşamadığına, varolmadığına inanmak son derece güç olabiliyor. Neredeyse dokunulacak gibi rüzgarda asi saçların, yüzün, gözlerin... Hatta yavaş, derin sesini de duyabiliyorum. Bir kayaya yaslanıp vadiye bakabiliyoruz. Seninle yanyana, avuçlarımızda sakladığımız sigaralarımızı içebiliyoruz, akciğer kanserinden ölmeyeceğimize emin olduğumuzu söyleyip gülümseyebiliyoruz.

Sanıyorum ki, aslında bir yerlerde, bir şekilde yaşadın. Belki sırf bu yüzden anlatıldın. Söz uçacak, yazı kalacak diye.

Anlaşmayı öğrenmeye vaktin olmadı, müzakere edebilecek zamanın olmadı. Rüya görecek kadar da dalamadın hiç uykularında! Savaşmayı ve almayı öğrendin. Nefreti tanıdın, ona güvendin. Son kalene dek savaşmayı, son kaleye dek savaşmayı bildin. Baharı bilmedin mesela? Bu yüzden gülüşlerinin kenarları sert, köşeli... Efsanelerin vardı... Çoğu zaman isminin senden daha büyük olduğunu hissettin. Kendi kasırgana direndin, rüzgârı arkana aldın.

Hayatının bir pazarlık konusu olmasına aldırmadın, gülümsedin. Hayatınla oynanmasına da aldırmadın. Sadece sana gülümsemesi için bıraktın hayatını onun avuçlarına... Ne zaman incinebileceğini fark ettin, o zaman kaçtın...

Ne garip değil mi? Kendine ağlamayı bir lüks, bir zaman kaybı gördüğün ölülerin oldu. Ama şimdi kendi kanından biriyle sınandın! Sevginle sınandın! Hem de sadece bir kadının sevgisiyle değil, bir evlatla! Merak ediyorum. Yine kendine ağlama şansı vermedin mi? Gözyaşların yine boğuldu mu yumruklarında? Babanın mezarındaki halini hatırladın mı?

Noktasını kendin koyamadığın hikayelerden nefret ediyorsun,tahin edebiliyorum. Gücünün yetmediği sonlardan nefret ediyorsun. Ama ummadık bir zamanda tükeniyorsun, bu bilmediğin acıyla karşı karşıya kaldığında geri çekiliyorsun.

Oysa bilmen gerek, bazen bir kalbin olduğunu hissetmen için acıması gerek. Damarlarında akanın buzlu su değil kan olduğunu fark etmek için en derin yaralarını göstermen gerek. Her daim ölümü hatırlamak için aynaya bakman yetiyordu. Her daim yaşadığını hatırlaman için "o"na bakman gerek...

Zafer, yenilgiyi kabul edenlerindir diyordu bir yerlerde. Senin, yenilmeyi de öğrenmen gerek... Bunu yapan kişi bir kadın olsa bile!



Bu güzel okuyucu mektubu için teşekkür ederim. Fatih murat ARSAL
Crea isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Reklam alanlarımız
beyazesyam
Alt 07 Temmuz 2011, 15:33   #2 (permalink)
Kayıtlı Üye
 
she247 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30 Aralık 2010
Mesajlar: 13
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür: 0
Rep Gücü : 0
Rep Puanı: 10
Seviye: she247 is on a distinguished road
Standart

teşekkürler...
she247 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09 Temmuz 2011, 14:01   #3 (permalink)
Kayıtlı Üye
 
gamze_lee - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27 Ocak 2011
Mesajlar: 115
Ettiği Teşekkür: 0
1 Mesaja Tesekkür Edildi
Rep Gücü : 2
Rep Puanı: 20
Seviye: gamze_lee is on a distinguished road
Standart

bu kitabın bölümlerinin yayınlanması neden kesildi acaba?
gamze_lee isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13 Ağustos 2011, 01:45   #4 (permalink)
Kayıtlı Üye
 
arzu8 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08 Şubat 2011
Şehir: trabzon
Mesajlar: 12
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür: 0
Rep Gücü : 0
Rep Puanı: 10
Seviye: arzu8 is on a distinguished road
Standart

teşekkürler
arzu8 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16 Ağustos 2011, 19:56   #5 (permalink)
Kayıtlı Üye
 
elmsmls - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16 Ocak 2011
Şehir: istanbul
Mesajlar: 28
Ettiği Teşekkür: 3
Aldığı Teşekkür: 0
Rep Gücü : 0
Rep Puanı: 10
Seviye: elmsmls is on a distinguished road
Standart

teşeşkkürler
elmsmls isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16 Ağustos 2011, 21:27   #6 (permalink)
Kayıtlı Üye
 
hülya macit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15 Eylül 2010
Mesajlar: 1.050
Ettiği Teşekkür: 318
Aldığı Teşekkür: 165
Rep Gücü : 19
Rep Puanı: 1665
Seviye: hülya macit has a brilliant futurehülya macit has a brilliant futurehülya macit has a brilliant futurehülya macit has a brilliant futurehülya macit has a brilliant futurehülya macit has a brilliant futurehülya macit has a brilliant futurehülya macit has a brilliant futurehülya macit has a brilliant futurehülya macit has a brilliant futurehülya macit has a brilliant future
Standart

tesekkurler
hülya macit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16 Eylül 2011, 12:14   #7 (permalink)
Kayıtlı Üye
 
mananur27 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08 Şubat 2011
Şehir: türkiye
Mesajlar: 67
Ettiği Teşekkür: 1
Aldığı Teşekkür: 0
Rep Gücü : 2
Rep Puanı: 10
Seviye: mananur27 is on a distinguished road
Standart

teşekkürler
mananur27 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21 Eylül 2011, 01:23   #8 (permalink)
Kayıtlı Üye
 
heydi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16 Ekim 2010
Mesajlar: 15
Ettiği Teşekkür: 25
Aldığı Teşekkür: 0
Rep Gücü : 0
Rep Puanı: 10
Seviye: heydi is on a distinguished road
Standart

tskrlr
heydi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21 Eylül 2011, 01:24   #9 (permalink)
Kayıtlı Üye
 
heydi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16 Ekim 2010
Mesajlar: 15
Ettiği Teşekkür: 25
Aldığı Teşekkür: 0
Rep Gücü : 0
Rep Puanı: 10
Seviye: heydi is on a distinguished road
Standart

tesekkur ederım
heydi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05 Ekim 2011, 21:30   #10 (permalink)
Kayıtlı Üye
 
sanagur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23 Temmuz 2011
Mesajlar: 205
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür: 0
Rep Gücü : 1
Rep Puanı: 10
Seviye: sanagur is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Crea Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
SENİ SEVMEK İSTEMEDİM


Bir erkek ne kadar hızlıdır?
İki saniye içinde bir kadına sahip olmaya karar verebilir mi?
Doğan bundan emindi. Pınar için aynı şeyi söylemek zor.
Çünkü kazara çarpışıp tanışmalarından on beş dakika sonra amansız derecede tehlikeli ve yakışıklı
bir erkek tarafından güpe gündüz kaçırılmıştı.
Mafya tavırlı bu belalı adam, borçları tahsil etmekten bir anda vazgeçmişti.
Onun tek istediği Pınar'dı. Tabii masumane değil... Onu daha evvel görmese de hakkında çok şey duymuştu.
"Çapkın Pınar..." demişlerdi ona. Erkekleri parmağında oynatan masum görünüşlü dilber...
Doğan için iki saniye bile çoktu... Ve ona iki seçenek sundu.
Ya evlilik... ya da bir süreliğine metres hayatı... Ama beraberlik kaçınılmazdı.

Pınar ise evlenmektense ölmeyi tercih ederdi.
İşin kötü yanı, Doğan sevgili olarak hiç fena değildi.

************ Bu kitap konusunda uzman bir kitap yorumcusuna okutulup kontrol ettirilmiştir... ************
Doğan... Yaşadığı acılarla güçlenmiş, gizemli bir karakter! Bir nevi yalnız kurt...
Pınar asiliği ve güzelliği ile her erkeği çıldırtacak tatlı bir dişi...
İki güçlü karakterin çarpışması, nefretin aşka dönüşmesi...

Kararlı bir erkeğin çekici bir kadını elde etmek için verdiği müthiş mücadele
ve Pınar'ın asiliği ile harmanlanmış, nefret, aşk, sevgi ile yoğrulmuş, yan karakterlerle çok güzel zenginleştirilmiş bir roman...
Okuduğum eserleriniz içinde beni en etkileyen ve kaleminizi en üst seviyede konusturduğunuz bu kitap
eminim okuyan herkesi uzun süre etkisi altına alacak ve defalarca okunacak...
Benim gibi...
************************************* Sayfa 37 *************************************
____“Ben hiç değilse sana iyi bir ücret öneriyorum… Senin için ödediğim parayla ömür boyu birlikte olabileceğim, onlarca sevgili tutabilirdim… Sadece birkaç ay bana dayanarak bu paraya sahip olmaktan onur duymalısın!”
____“Havalarda uçuyorum… Aman ne onur…?” diye onunla alay edercesine dudaklarını büzdü Pınar. “Hem…” Birden durdu. Gözleri irileşti yine! “Dur bir dakika! Dur bir dakika! Sen ne dedin?”
____“Ne dedim?”
____“Sen… Sen beni sadece kaçırmıyorsun!?” Dehşetle ona bakarken, sözlerindeki anlamı kavramaya çalışıyordu. Bu daha korkunçtu. “Sen beni… istiyorsun! Değil mi? Sen beni para için kaçırmıyorsun? Sen beni sevgilin yapmak istiyorsun? Sen… Sen… Çıldırmışsın! Aklındaki buysa sana asla izin vermem… Senin yatağına asla girmem!”
____Adam küçük bir kahkaha attı. Gözleri bir an parlamıştı. Önündeki bir arabayı sollarken, yan gözle şok olmuş kıza baktı. “Elbette girersin! Asla, çok iddialı bir kelime! Ne yani? Seni sadece az önce olduğu gibi, birkaç öpücük için mi yanımda götürdüğümü sanıyorsun? Ateşli geceler geçireceğini bilsen iyi olur! Hem de çok ateşli geceler! Belki de daha önce yaşadıklarından daha güzelleri?””
____Pınar şok içindeydi. Kocaman açılmış gözlerle adama bakıyordu. Dediklerinin şaka olduğundan emindi. Bu son bir saatte olanların hepsi şaka olmalıydı.
____Onun ne kadar da kararlı olduğunu anlamamak için ahmak olmak gerekirdi. Başını çevirip önüne baktı.


************************************* Sayfa 47 *************************************
____“Ne… ne olacak şimdi?” dedi korkarak. Kaderini kabullenmek üzereydi. “Bu gece seninle olmayı… kabul edersem…? Hepsini geri verecek misin?”
____Adam küçük bir kahkaha attı.
____“Daha neler… Güzelsin ama bir gece için beş milyon dolar etmezsin…”
____“Anlamadım…?”
____Adam omuz silkti. “Bak… Önce gidip güzel bir yemek yeriz. Öncesinde sen duşunu alırken ben sana bir gece elbisesi alır gelirim. Sen bana daha güzel görünmek için burada uslu bir kız gibi beni beklersin… Eğer bu gece umduğum kadar uslu ve sıcak…” Bir an duraladı. Neyi kastettiği çok belliydi. “…olursan, ben de yarın avukata yavaşlamasını söylerim. Sonra seninle geçirdiğimiz her ay için sana önemli bir geri ödeme yaparım…”
____“Ay mı?” diye bağırdı Pınar. “Sen delirmişsin? Ben seninle aylarca…”
____“Kararım kesin! Buna uysan iyi olur!” diye mırıldandı Doğan. Sesi öylesine rahat ama kesindi ki!
____“Ka…kaç ay?” diye kekeledi.
____“Ağabeyinin bana borcu o kadar çok ki…” Yine omuz silkti. “Dört beş ay sürebilir!”
____“İmkansız!” diye bir çığlık attı. “Ben sana o kadar nasıl dayanırım? Bana bunu yapma lütfen! Evli olmadığım bir erkekle yaşadığım için annem kahırdan ölür!”
____Genç adam şeytani bir gülümsemeyle gözlerini kıstı. “Bu da bir seçenek tabii! İstersen seninle evlenmeye de hazırım!”
____“Ne?”
____“Elbette benim de bir erkek evlada ihtiyacım var. Soyumdaki tek erkek benim. Sen de gözüme güzel bir anne gibi gözüküyorsun!” diye açıkladı genç adam rahatça. “Benimle evlenirsen, her şey daha çabuk sonuçlanır!”
____“Sen gerçekten delirmişsin! Aman Allahım! O zaman senin gibi piçin tekine ömür boyu katlanmak zorunda kalırım? Bunu asla yapmam! Ölürüm de senin gibi bir ********le evlenmem!”


************************************* Sayfa 234*************************************
____Genç kadın donmuştu. Sessizce adamı dinliyordu. Merdivenlerden yukarıya çıktıklarında bile nefesini zor alıyordu. Üst katta bir çalışma odası ve yine yatak odaları olduğunu söyledi Doğan. Çok rahattı. Annesini ve çalışanları şoka soktuğunu umursamamış gibi gözüküyordu. Bir kapıdan içeriye sokulup da çok geniş bir odaya girince, öfkeyle kolunu çekti. Nefret dolu bakışlarla adama baktı.
____“Böyle adi olmak zorunda değildin!” dedi öfkeyle ona. “Bana başka bir oda verebilirdin!”
____“Sorun ne?” diye sordu Doğan sertçe.
____“Ne demek ne? Bu kadar utanmaz olmak zorunda mısın? Şimdi bu insanlar ne düşünecek? Annenin yüzüne her gün nasıl bakacağım? Hiç değilse başka odada yatsaydım…? Nasılsa istediğin zaman yine gelirdin!”


************************************************** *********************************



Bazı şeylerin güzelliğinin, hemen elimizin altındayken farkına varmayız...
Sağlık... Dostluk... Aşk gibi...

Doğan'a Mektup...
Doğan, biliyor musun, bazen yaşamadığına, varolmadığına inanmak son derece güç olabiliyor. Neredeyse dokunulacak gibi rüzgarda asi saçların, yüzün, gözlerin... Hatta yavaş, derin sesini de duyabiliyorum. Bir kayaya yaslanıp vadiye bakabiliyoruz. Seninle yanyana, avuçlarımızda sakladığımız sigaralarımızı içebiliyoruz, akciğer kanserinden ölmeyeceğimize emin olduğumuzu söyleyip gülümseyebiliyoruz.

Sanıyorum ki, aslında bir yerlerde, bir şekilde yaşadın. Belki sırf bu yüzden anlatıldın. Söz uçacak, yazı kalacak diye.

Anlaşmayı öğrenmeye vaktin olmadı, müzakere edebilecek zamanın olmadı. Rüya görecek kadar da dalamadın hiç uykularında! Savaşmayı ve almayı öğrendin. Nefreti tanıdın, ona güvendin. Son kalene dek savaşmayı, son kaleye dek savaşmayı bildin. Baharı bilmedin mesela? Bu yüzden gülüşlerinin kenarları sert, köşeli... Efsanelerin vardı... Çoğu zaman isminin senden daha büyük olduğunu hissettin. Kendi kasırgana direndin, rüzgârı arkana aldın.

Hayatının bir pazarlık konusu olmasına aldırmadın, gülümsedin. Hayatınla oynanmasına da aldırmadın. Sadece sana gülümsemesi için bıraktın hayatını onun avuçlarına... Ne zaman incinebileceğini fark ettin, o zaman kaçtın...

Ne garip değil mi? Kendine ağlamayı bir lüks, bir zaman kaybı gördüğün ölülerin oldu. Ama şimdi kendi kanından biriyle sınandın! Sevginle sınandın! Hem de sadece bir kadının sevgisiyle değil, bir evlatla! Merak ediyorum. Yine kendine ağlama şansı vermedin mi? Gözyaşların yine boğuldu mu yumruklarında? Babanın mezarındaki halini hatırladın mı?

Noktasını kendin koyamadığın hikayelerden nefret ediyorsun,tahin edebiliyorum. Gücünün yetmediği sonlardan nefret ediyorsun. Ama ummadık bir zamanda tükeniyorsun, bu bilmediğin acıyla karşı karşıya kaldığında geri çekiliyorsun.

Oysa bilmen gerek, bazen bir kalbin olduğunu hissetmen için acıması gerek. Damarlarında akanın buzlu su değil kan olduğunu fark etmek için en derin yaralarını göstermen gerek. Her daim ölümü hatırlamak için aynaya bakman yetiyordu. Her daim yaşadığını hatırlaman için "o"na bakman gerek...

Zafer, yenilgiyi kabul edenlerindir diyordu bir yerlerde. Senin, yenilmeyi de öğrenmen gerek... Bunu yapan kişi bir kadın olsa bile!



Bu güzel okuyucu mektubu için teşekkür ederim. Fatih murat ARSAL
teşekkürler
sanagur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
arsalseni, fatih, istemedim, murat, sevmek

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:48.

Sistem BilgileriSite Bilgileri
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0 Forumla+


Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar paylaşımlarını önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir. Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yinede sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız mail iletisim adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelenip en kısa sürede gereken yapılır.
Türkiyenin en iyi Forum Sitesi!

sayaç


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501