Türkiyenin En İyi Forum Sitesi
![]() |
| | #1 (permalink) |
| KpmzdğlKalbimizevrngelsin ![]() Üyelik tarihi: 09 Temmuz 2010 Şehir: KALBİM BALIKESİRDE BEDENİM ANKARADA Mesajlar: 16.424 Ettiği Teşekkür: 2.306 Aldığı Teşekkür: 5.331
Rep Gücü : 553 Rep Puanı: 53597 Seviye: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ![]() Duanın Kudreti 15 ağustos 2011 Kocasının çok hasta olduğunu, çalışamaz duruma düştüğünü ve yedi çocuğu ile birlikte aç kaldıklarını ve yiyeceğe ihtiyaçları olduğunu söyler. Manav ona ters bir şekilde bakarak derhal dükkanını terk etmesini ister. Kadın ailesinin ihtiyaçlarını düşünerek: - ‘Lütfen efendim’ der. ‘paramız olur olmaz getirp borcumu ödeyeceğim.’ Manav kendisine bir kredi açamayacağını çünkü onun eski müşterisi olmadığını, kendisinde bir hesabının bulunmadığını söyler. O sırada dükkanın dışında bekleyen bir müşteri ikisinin arasında devam eden bu konuşmayı dinlemektedir. İçeriye girerek manava yaklaşır ve: ‘ben o kadının almak istediklerine kefilim’der. ‘ailesinin ihtiyacı olan şeyleri ona ver’. Bunun üzerine manav çok isteksiz bir şekilde kadına döner ve ‘bir alışveriş listen var mıydı? Diye sorar. Kadın ‘evet efendim’ der ‘tamam’ der manav. ‘Şimdi onu terazinin şu kefesine koy, onun ağırlığınca diğer kefeye istediklerinden koyacağım’. Kadın bir an duraklar, sınra başını önüne eğer ve çantasını açarak üzerine bir şeyler karalanmıs bir kağıt parçasını çıkartır ve manavın kendisine gösterdiği kefeye özenle bırakırken başı hala öne eğiktir. Manavın ve diğer müşterinin gözleri terazinin kefesine dikilerek hayretle büyümüştür. Manav müşteriye dönerek, kısık bir sesle ‘inanamıyorum’ der. İnanılacak gibi değildir. Müşteri manava gülerken manav çoktan diğer kefeye eline geçeni doldurmaya başlamıştır ama nafile, diğer kefeyi yerinden bile kıpırdamamıştır. Terazinin kefesi artık üzerindekileri alamayacak kadar doldurduğunda çatesiz hepsini bir torbaya doldurarak kadına verir. Şaşkınlıkla üzerinde bir şeyler çiziktirilmiş kağıdı eline alır ve okur. Bir de bakar ki orada bir alışveriş listesi yoktur. Sadece bir dua yazılıdır. ALLAH’IM ‘Neye ihtiyacım olduğunu ancak sen bilirsin kendimi senin ellerine teslim ediyorum.’ Manav taş gibi bir sessizliğe bürünmüştür.Kadın kendisine teşekkür ederek dükkandan ayrılır.Müşteri manava eline bir miktar para tutuştururken ‘her kuruşuna değdi’ der. Daha sonra manav terazisinin kefekerinin kırılmıs olduğunu görür. |
| | |
| Kardelen Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 5 Kisi: | Artemis (08 Eylül 2011), Coraline (28 Ağustos 2011), Moda Cadısı (22 Şubat 2012), PERİ (17 Ağustos 2011), Valeria (28 Kasım 2011) |
| | #2 (permalink) |
| KpmzdğlKalbimizevrngelsin ![]() Üyelik tarihi: 09 Temmuz 2010 Şehir: KALBİM BALIKESİRDE BEDENİM ANKARADA Mesajlar: 16.424 Ettiği Teşekkür: 2.306 Aldığı Teşekkür: 5.331
Rep Gücü : 553 Rep Puanı: 53597 Seviye: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Çözüm Aranacaksa; 16 ağustos 2011 Pers İmparatorluğu’nu yıkarak Yunanistan’dan Hindistan’a kadar uzanan büyük bir coğrafya parçasının hakimiyetini ele geçirip imparatorluk kurmuş, eski Yunan uygarlığının doğuya yayılmasında etkili olmuş ve efsanevi bir kahramana dönüşmüş olan Büyük İskender, felsefenin duayeni sayılan ve batı düşüncesinin en önemli filozofundan biri olan Aristo’ya bir mektup yazar ve kendisine görüş bildirmesini ister: “Zapt Ettiğim Topraklardaki İnsanları Tahakkümüm Altında Tutabilmek İçin Neler Yapmalıyım? 1- Ülkenin İleri Gelen İnsanlarını Sürgüne mi Göndereyim? 2- Ülkenin İleri Gelen İnsanlarını Hapse mi Atayım? 3- Ülkenin İleri Gelen İnsanlarını Kılıçtan mı Geçireyim?” Aristo’nun tespiti şöyle olur: ” 1- Sürgünde Toplanıp Sana Karşı Başkaldırırlar, 2- Hapishaneler Militan Yuvası Olur, Kontrolden Çıkar, 3- Onlardan Sonraki Kuşak İntikam Hırsıyla Büyür, Tahtını Sallar.” Çözüm olarak da şu nasihati verir: İnsanların Arasına Nifak Tohumları Ekeceksin, Birbirleriyle Savaşınca Hakem Olarak Kendini Kabul Ettireceksin, Ama Anlaşmaya Giden Bütün Yolları Tıkayacaksın. Çözüm önerileri size tanıdık geliyor mu? |
| | |
| | #3 (permalink) |
| KpmzdğlKalbimizevrngelsin ![]() Üyelik tarihi: 09 Temmuz 2010 Şehir: KALBİM BALIKESİRDE BEDENİM ANKARADA Mesajlar: 16.424 Ettiği Teşekkür: 2.306 Aldığı Teşekkür: 5.331
Rep Gücü : 553 Rep Puanı: 53597 Seviye: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | 17 ağustos 2011 Bir zamanlar, iki ayrı ülke amansız bir rekabete tutuşur !.. İki ülkeden birinin halkı, karşı tarafa kendi ülkelerinin zenginliğini, kesin bir şekilde göstermek ister..! Kolay, ama etkileyici bir şey yapılmalı düşüncesiyle, şehrin ortasına içi süt dolu büyük bir havuz yapılmasına karar verilir. Gece, herkesin bir kova süt getirip, havuza dökülmesi düşünülür, herkese bu fikir cazip gelir.. Kararlaştırılan gece, ahali götürdüklerini havuza boşaltırlar. Ne var ki, sabah olduğunda, ortada içi süt ile değil, dupduru su ile dolmuş bir havuzla karşılaşırlar !.. Çünkü herkesin, aynı şekilde düşünmüş olması ortaya çıkar ; Bu kadar insan içinde yalnız ben, süt yerine bir kova su döksem ne fark eder ki, kim fark edebilir bunu..! Bilge bu olayı kitabına aldığı sayfaya kendi notunu da düşer ; Hayatın içinde fark etmez, fark edilmez denilen hiçbir şey yoktur !..Fark oluşturanlardan olmanız dileğiyle... Alıntı |
| | |
| | #5 (permalink) |
| KpmzdğlKalbimizevrngelsin ![]() Üyelik tarihi: 09 Temmuz 2010 Şehir: KALBİM BALIKESİRDE BEDENİM ANKARADA Mesajlar: 16.424 Ettiği Teşekkür: 2.306 Aldığı Teşekkür: 5.331
Rep Gücü : 553 Rep Puanı: 53597 Seviye: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | 18 ağustos 2011 Ders alınacak bir eşek hikâyesi Günlerden bir gün, köylerden birinde, bir adamın eşeği kör kuyulardan birinin içine düşmüş. Niye düşer, nasıl düşer diye sormayın. Eşek bu, düşmüş işte. Hayvancık saatlerce acı içinde kıvranmış, anırmış, sesini duyurmaya çalışmış. Derken eşeğin sahibi gelmiş kuyunun başına. Bakmış zavallı eşek kuyunun dibinde melül mahzun bakınıyor. Üstelik de yaralı. Bir hal çaresi düşünürken bir koşu gidip köylüleri yardıma çağırmak gelmiş aklına. Ne yapsak, ne etsek de şu eşeği kuyudan çıkarsak derken, bakmışlar ki hayvan zaten yaralı, belki de kırık çıkığı da var, çok acı çektiği de belli, artık kurtarılsa da işe yaramaz düşüncesiyle çıkarmaktan vazgeçmişler ve üzerini toprakla doldurmaya karar vermişler. Herkes eline geçirebildiği ne varsa başlamışlar kuyuyu toprakla doldurmaya. Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları her seferinde silkinerek üzerinden atmış. Onlar yukarıdan atmış, eşek silkelenerek her defasında toprağı altına almış. Derken, ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her defasında biraz daha yükselmiş ve giderek yukarıya çıkmaya başlamış eşek. Köylüler de şaşırmışlar hayvanın giderek yükselmesine. Onlar atmış eşek yükselmiş derken neticede hayvan yukarıya çıkmayı başarmış. Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır. Üstümüzü toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur. Bunlarla baş etmenin tek yolu sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmaktır. Aydınlığa bir adım daha yaklaşmaktır. Kör kuyuda olsak bile!" |
| | |
| | #6 (permalink) |
| KpmzdğlKalbimizevrngelsin ![]() Üyelik tarihi: 09 Temmuz 2010 Şehir: KALBİM BALIKESİRDE BEDENİM ANKARADA Mesajlar: 16.424 Ettiği Teşekkür: 2.306 Aldığı Teşekkür: 5.331
Rep Gücü : 553 Rep Puanı: 53597 Seviye: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | 19 Ağustos 2011 ODTÜ İşletme'nin deli ama çok bilge, hem en sevilen hem en nefret edilen profesörü Muhan Hocanın Strateji Yönetimi dersinin ilk saati öğretim üyelerinin bile katılımıyla geçer ki her senesi ayrı ilginçtir. Derslerinden birinden bir anekdot: Muhan Soysal tepegöze bir Picasso resmi koyar. Herkes bakar bakar ama tarzı zaten kübik olan sürrealist resimde sanatla fazla ilgilenmeyenlerin anlayabileceği çok az şey vardır. Bozuk perspektifli bir oda, sarı uzun saçlı yaratığa benzeyen bişey. Etrafında başka yaratıklar, yerde yine bir yaratık ve arkadaki şekli bozuk içi parlak dikdörtgenin içinde başka bişeyler daha. 5-10 dakka hiçbişey söylemeden sınıfı izleyen hoca, birazdan Picasso'nun resmini alıp Meninas'in bir resmini koyar. Bu resimde sandalyenin üzerinde oturan sarı uzun saçlı bir aristokrat kızının etrafındaki dadıları onun saçını tararken yerde köpeği yatmaktadır. Ve babası arkasından ışık sızan kapıdan kızını izlemektedir. Kaynakwh webhatti.com: Ancak ikinci resmi görünce Picasso'nun resmindeki öğelerin ne olduğunu ve bu resmin Meninas'in tablosuna gönderme olarak yapılmış olduğunu farkeder tüm sınıf.Kaynakwh webhatti.com: Ve Muhan Soysal hiç unutamayacağımız dersini verir: "Hayatta hiçbirşey Meninas'in resmi kadar belirgin ve net değildir. İş hayatı gerçekleri size Picasso'nun resmindeki gibi şekil değiştirmiş olarak gösterir. Picasso'nun resmine bakıp, Meninas'in resmini görebilenleriniz başarılı olacak, diğerleri kübik şekillere bakıp yanlış anlamlar çıkarmaktan gerçekleri hiç göremeyecek." |
| | |
| | #7 (permalink) |
| KpmzdğlKalbimizevrngelsin ![]() Üyelik tarihi: 09 Temmuz 2010 Şehir: KALBİM BALIKESİRDE BEDENİM ANKARADA Mesajlar: 16.424 Ettiği Teşekkür: 2.306 Aldığı Teşekkür: 5.331
Rep Gücü : 553 Rep Puanı: 53597 Seviye: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | 19 Ağustos 2011 ODTÜ İşletme'nin deli ama çok bilge, hem en sevilen hem en nefret edilen profesörü Muhan Hocanın Strateji Yönetimi dersinin ilk saati öğretim üyelerinin bile katılımıyla geçer ki her senesi ayrı ilginçtir. Derslerinden birinden bir anekdot: Muhan Soysal tepegöze bir Picasso resmi koyar. Herkes bakar bakar ama tarzı zaten kübik olan sürrealist resimde sanatla fazla ilgilenmeyenlerin anlayabileceği çok az şey vardır. Bozuk perspektifli bir oda, sarı uzun saçlı yaratığa benzeyen bişey. Etrafında başka yaratıklar, yerde yine bir yaratık ve arkadaki şekli bozuk içi parlak dikdörtgenin içinde başka bişeyler daha. 5-10 dakka hiçbişey söylemeden sınıfı izleyen hoca, birazdan Picasso'nun resmini alıp Meninas'in bir resmini koyar. Bu resimde sandalyenin üzerinde oturan sarı uzun saçlı bir aristokrat kızının etrafındaki dadıları onun saçını tararken yerde köpeği yatmaktadır. Ve babası arkasından ışık sızan kapıdan kızını izlemektedir. Kaynakwh webhatti.com: Ancak ikinci resmi görünce Picasso'nun resmindeki öğelerin ne olduğunu ve bu resmin Meninas'in tablosuna gönderme olarak yapılmış olduğunu farkeder tüm sınıf.Kaynakwh webhatti.com: Ve Muhan Soysal hiç unutamayacağımız dersini verir: "Hayatta hiçbirşey Meninas'in resmi kadar belirgin ve net değildir. İş hayatı gerçekleri size Picasso'nun resmindeki gibi şekil değiştirmiş olarak gösterir. Picasso'nun resmine bakıp, Meninas'in resmini görebilenleriniz başarılı olacak, diğerleri kübik şekillere bakıp yanlış anlamlar çıkarmaktan gerçekleri hiç göremeyecek." |
| | |
| | #8 (permalink) |
| KpmzdğlKalbimizevrngelsin ![]() Üyelik tarihi: 09 Temmuz 2010 Şehir: KALBİM BALIKESİRDE BEDENİM ANKARADA Mesajlar: 16.424 Ettiği Teşekkür: 2.306 Aldığı Teşekkür: 5.331
Rep Gücü : 553 Rep Puanı: 53597 Seviye: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | 21 ağustos 2011 PARAŞÜTÜNÜZÜ KİM HAZIRLIYOR? Charles Plumb Vietnamda uçmuş,ABD Hava Harp Okulu mezunu bir pilottu. Savaş sırasında yaptığı 75.inci uçuşta ,yerden havaya atılan güdümlü bir füze tarafından vuruldu.Derhal kendini fırlatıp paraşütle bir ormanın içine düştü.Kısa bir sure sonra da Vietkonglar tarafından yakalandı ve tam 6 yıl Kuzey Vietnamda esir olarak tutuldu. Bugün Charles Plumb yaşadığı bu tecrübe hakkında insanlara ders vermektedir.Bir gün Charles ve eşi restoranda yemek yerlerken bir adam masalarına yaklaşır ve şaşkınlık içinde çığlık atar: -Aman Allahım ! sen Plumb'sın .Vietnamda jet pilotuydun ,Kitty Hawk havaalanından.Uçağın düşmüştü! -Evet ama sen nereden biliyorsun bunu ? der eski pilot Plumb. -Biliyorum çünkü uçuş öncesi senin paraşütünü ben hazırlamıştım. Plumb hayretler içindeydi.Adam elini Plumbun omuzuna atar: -Anladığım kadarıyla paraşüt işe yaramış . Plumb, evet anlamında kafasını sallar.Eğer işe yaramasaydı şu anda burada değildim.Plumb o gece ,restoranda masaya gelen adamı düşünmekten uyuyamaz. Savaş sırasında çoğu kez gördüğü bu adamla bir kez olsun konuşmadığını düşünür.Çünkü o bir savaş pilotu, adamsa paraşüt hazırlayan basit bir askerdir sonuçta. Oysa o asker ,uzun tahta bir masada saatlerini harcayarak ,dikkatle katladığı paraşütlerle ,her seferinde hiç tanımadığı bir insanın kaderini ellerinde tutuyordu.Bu olaydan sonra verdiği derslerde Plumb dinleyicilere hep aynı soruyu sormaya başladı: -Paraşütünüzü kim hazırlıyor? Tüm hayatı boyunca ihiyaç duyduğumuz her şeyi bir başkasının hazırladığı biz modern dünyanın insanlarına sorulabilecek en anlamlı sorulardan biri de bu belki de....Yaşamaya devam etmemizi sağlayan sayısız paraşütler var hayatımızda, her defasında bir başka insanın bizim için hazırladığı , maddi paraşütler, manevi paraşütler, duygusal paraşütler, ruhsal paraşütler...Sahip olduğunuz en büyük yeteneği kim kazandırdı size ,veya düşünce yapınızı kim şekillendirdi?Kimler size moral verdi zor zamanlarınızda , ya da hayata dair manevi değerlerin farkına varmanızı kimler sağladı? Hayatınız boyunca paraşütünüzü hazırlayan kimlerdi? İşte onlar hayatımızı borçlu olduğumuz insanlardır. Peki siz kimlerin paraşütünü hazırlıyosunuz?, düşündünüz mü? |
| | |
| Kardelen Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | Coraline (28 Ağustos 2011) |
| | #9 (permalink) |
| KpmzdğlKalbimizevrngelsin ![]() Üyelik tarihi: 09 Temmuz 2010 Şehir: KALBİM BALIKESİRDE BEDENİM ANKARADA Mesajlar: 16.424 Ettiği Teşekkür: 2.306 Aldığı Teşekkür: 5.331
Rep Gücü : 553 Rep Puanı: 53597 Seviye: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | 22 ağustos 2011 Efsane Wimbledon tenis oyuncusu Arthur Ashe AIDS'den ölmekteydi. Dünyanın her köşesindeki hayranlarından mektuplar yağmaktaydı. Bunlardan bir tanesi şöyle soruyordu: "Neden Tanrı böylesine kötü bir hastalık için seni seçti?" Arthur Ashe buna şu cevabı verdi: "Tüm dünyada… 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar, 5 milyon tenis oynamayı öğrenir, 500,000 profesyonel tenisi öğrenir, 50,000 yarışmalara girer, 5,000 büyük turnuvalara erişir, 50'si Wimbledon'a kadar gelir, 4'ü yarı finale, 2'si finale kalır. Elimde şampiyonluk kupasını tutarken Tanrı'ya "Neden ben?" diye hiç sormadım . Ve bugün sancı çekerken, Tanrı'ya "Niye ben?" mi demeliyim? Mutluluk insanı tatlı yapar Zorluklar güçlü yapar, Hüzün ise insan yapar, Yenilgi mütevazı yapar, Başarı insanı ışıldatır Ama yalnız Tanrı yolumuza devam etmemizi sağlar. Tanrı'ya asla "Niye ben?" diye sormayın… Ne olacaksa olacak… O'nun kendine has usulleri vardır… Herşey kendi İyiliği için olur… İnancınızı koruyun." ARTHUR ASHE |
| | |
| Kardelen Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | Coraline (28 Ağustos 2011) |
| | #10 (permalink) |
| KpmzdğlKalbimizevrngelsin ![]() Üyelik tarihi: 09 Temmuz 2010 Şehir: KALBİM BALIKESİRDE BEDENİM ANKARADA Mesajlar: 16.424 Ettiği Teşekkür: 2.306 Aldığı Teşekkür: 5.331
Rep Gücü : 553 Rep Puanı: 53597 Seviye: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | 23 Ağustos 2011 portakal kabuğu deyip geçme; içimi bir bilsenn... ![]() içimde koca bir dünya taşıyorum.. ![]() benim dünyam paylaşılabilir.. bu dünyayı seninle paylaşabilirim... ![]() senin dünyanıda paylaşabilirim... ![]() ona yer açabilirim.. ![]() benim olmanıı... ![]() elimi tutmanı.... ![]() sana şöyylee sarılıp uyumayı istiyorum... ![]() seni kocamannn seviyorummmm... ![]() seninle olunca keyfime diyecek yok.... ![]() hayır... beni yüz üstü bırakıp gidemezsinnn... ![]() peki öyle olsun..hoşçakal.. ![]() alıntı |
| | |
| Kardelen Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | Coraline (28 Ağustos 2011) |
![]() |
| Etiketler |
| aranacaksa, çözüm, günün, hikayesi |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| Sistem Bilgileri | Site Bilgileri |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0 Forumla+ |