Türkiyenin En İyi Forum Sitesi

Halkın Ağzını Kim Bozdu? - Forum
radyo sohbet facebook twitter iletisim
Forum  

Halkın Ağzını Kim Bozdu?

Maksat Muhabbet Olsun



Go Back   Forum > Forumla Eğlence > Ortaya Karışık > Maksat Muhabbet Olsun

beyazesyam


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25 Şubat 2011, 19:30   #1 (permalink)
Schrödinger'in Kedisi
 
Coraline - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15 Aralık 2010
Şehir: Uzun heceli bir kent
Mesajlar: 3.449
Ettiği Teşekkür: 1.227
Aldığı Teşekkür: 778
Rep Gücü : 84
Rep Puanı: 7976
Seviye: Coraline has a reputation beyond reputeCoraline has a reputation beyond reputeCoraline has a reputation beyond reputeCoraline has a reputation beyond reputeCoraline has a reputation beyond reputeCoraline has a reputation beyond reputeCoraline has a reputation beyond reputeCoraline has a reputation beyond reputeCoraline has a reputation beyond reputeCoraline has a reputation beyond reputeCoraline has a reputation beyond repute
Standart Halkın Ağzını Kim Bozdu?



Halkın Ağzını Kim Bozdu?..

Sözde aydınlar, bir süredir dil konusunda ninesinin mantığıyla üfürüyor; sanki Türkçe özgürmüş gibi, “tek bir dil”in baskı altında olduğunu söyleyip duruyorlar. Türkçenin ve yenileşen Türkçeye sahip çıkanların başına gelenleri, yasaklanan Türkçe sözcükleri, yabancı dille eğitimin sakıncasını, Osmanlıcaya dönüş oyunlarını bilip de bilmezden gelen bu sözde aydınlar, dil konusuna yurttaşlık bilincini güçlendirecek akılcı ve bilimsel önerilerle değil; kafaları karıştıracak yeni oyunlarla yaklaşıyorlar.
Sevgi ÖZEL

Yiyeceklerde, giysilerde, her yerde abuk sabuk yazılar… Çoğuna dilimiz dönmüyor; çoğu bizim sivri akıllıların uydurması… Çok katlı yapılar, alışveriş merkezleri, konaklama ve eğlence yerleri, hastaneler, hatta çocuk yuvaları; içinde yaşayanlarla birlikte yabancılaşıyor. Adı yabancı olanın yerli ve yabancı alıcısı çok oluyormuş. Bizim sivri akıllıların savunması da bu…

Kimse çocuğuna yazısız don, çorap bulamıyor; yakında bebekler, “Anne!” demeyecek; “okey beybim”li ninnilerle büyüyecekler.

Daracık, havasız yerlerde gençler, sabahtan akşama “play station” oynuyor. Gözleri bir noktaya yapışıp kalan, işsiz, umutsuz, gömleği “I love you” yazılı bu gençler, “cafe”lerdeki falcılara, bir yerlerini yırtarak türkü söyleyenlere, gözyaşına bulanmış harçlığını da kaptırıyor.

Umarsız gençlik de ana babalar gibi içler acısı televizyon diliyle konuşuyor. Çünkü ana baba, çocuklar; hepsi dil politikası silinen bir ülkenin yurttaşları… Duyarlı yurttaş, adı Türkçe bir çayevi bulamayıp küçük dilini yutacak kadar şaşırıyor; ama büyük dili dışardakiler mutlu; çünkü kendimize yabancılaşarak büyüyoruz. Bu aymazlığı “küreselleşmenin, AB’ye ulaşmanın gereği” diye kendilerince akılcı, bizce aptalca bir gerekçeyle savunuyorlar. Küreselleşmenin gereği diye sütüne peynirine, donuna gömleğine Türkçe ad veren AB ülkesi var mı?

Bizdeki görüntü çirkin; iğrenç… Gürültü kirliliğini önlemek için müziği kıstıranlar, yabancı adlandırmanın yarattığı görüntü kirliliğini görmezden geliyorlar. Çünkü dil devrimiyle yenileşen ortak dilimiz Türkçeyi savununca, Türk devrimiyle hesaplaşma oyunlarının bozulacağından korkuyorlar. Onların oyunları bozulacağına, varsın dil bozulsun; ana babaların, çocukların ağzını bozan dil politikasının özü bu…


Televizyon, bu politikasızlığın aynası... Abuk sabuk izlence ve dizilerle herkese ya öte dünyaya hazırlanması ya renkli yaşamları düşlemesi şırınga ediliyor. Beyin ölümü gerçekleşmiş hasta, ak sakallının dokunmasıyla diriliyor; aile içi sıkıntılar, aşk acıları din adamları, din adamı gibi konuşan yargıçlar ya da sözde bilimcilerce çözülüyor. İlköğretimli âşık kızlar, evden kaçıyor. Ana baba, 15-16 yaşındaki çocuğun evlenmesine “he” deyince, sorun bitiyor. Bebekler, dili berbat, içeriğiyle oynanmış çizgi filmlerle uyutuluyor. Klasikleşmiş yapıtlar tersyüz edilirken çoğu dışardan aparma diziler Türk malı… Türk malıysa sövmek, dili bozmak serbest…

Toplumsal duyarlılıkları yaralayan, bilimsel doğruları yadsıyan saçma sapan dizi ve izlencelerde, toplumcu bilinen sanatçılar da boy gösteriyor. Beş altı kişi mutfaktaki becerisini göstermek için süslü masalara diziliyor; ama kötü konuşan kadınlarla erkeklerin hır çıkarmak için seçildiği belli. Şarkı sözleri de diziler gibi; “Laf bulamadım, kapına tüküreyim” örneği…

Kitabını İngilizce yazıp Türkçeye çeviren yazar, söz yazarlarına Osmanlıca sözlük öneriyor. Al birini vur ötekine…

Yaşlı başlı insanlara bol dualı, atışmalı kakışmalı izlencelerle “hayırlı nasip ve kısmet” aranıyor. Elli yaşına dek özüne sahip çıkamamış öğretmen, kendisini “sahiplenecek” koca arıyor. Kötü konuşanlardan seçilmiş baylar bayanlar kuşlu, kelebekli ödüller alıyor. Genç haberci ağzını açtı mı saçmalıyor; hiçbir kanal, “Hakkâri”yi doğru söyleyen muhabir aramıyor. TBMM’deki vekillerin çoğu, özellikle eğitim bakanı, metinsiz konuşurken dil politikası silinen bir ülkenin başında oldukları daha iyi anlaşılıyor.


Usanmadan soruyoruz, bu gidiş nereye; bağımsız bir ülkede oynanan bu kirli oyunu kim bozacak? Adı yabancı yerlerde yiyip içen, dinlenen; sözü dinsel kavramlarla açıp kapayan, iç ve dış siyasaya, eğitim konusuna bile cami önünde değinen, karma dille konuşan, Türk devrimiyle kavgalı politikacılar mı?

Adı ve içindeki tuhaf sözcüklerle gülünç duruma düşen oteller, lokantalar, hastaneler turisti bile rahatsız ederken bizim kültür, eğitim ve sağlık bakanlarını niçin üzmüyor? Hepsi “hocaefendi”nin 120 ülkedeki okullarında Türkçe öğrenen çocuklarla övünürken niçin biri, “Bizim çocuklar niye kekeliyor” sorusuna yanıt aramıyor.

Sözde aydınlar, bir süredir dil konusunda ninesinin mantığıyla üfürüyor; sanki Türkçe özgürmüş gibi, “tek bir dil”in baskı altında olduğunu söyleyip duruyorlar.

Türkçenin ve yenileşen Türkçeye sahip çıkanların başına gelenleri, yasaklanan Türkçe sözcükleri, yabancı dille eğitimin sakıncasını, Osmanlıcaya dönüş oyunlarını bilip de bilmezden gelen bu sözde aydınlar, dil konusuna yurttaşlık bilincini güçlendirecek akılcı ve bilimsel önerilerle değil; kafaları karıştıracak yeni oyunlarla yaklaşıyorlar.

Görüyoruz ki her alandaki yoksulluğun ortak dile de yansıdığı bu dönemde, sözde aydınların ağzı, Türk malı diziler kadar bozuk; peki, onların ağzını kim bozdu? Herhalde biz değil…
Sevgi ÖZEL
28 Temmuz 2010
Cumhuriyet Gazetesi, syf. 2

(Alıntı)
Coraline isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Reklam alanlarımız
beyazesyam
Cevapla

Etiketler
ağzını, bozdu, halkın, kim

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:05.

Sistem BilgileriSite Bilgileri
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0 Forumla+


Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar paylaşımlarını önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir. Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yinede sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız mail iletisim adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelenip en kısa sürede gereken yapılır.
Türkiyenin en iyi Forum Sitesi!

sayaç


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501