Türkiyenin En İyi Forum Sitesi
![]() |
| ||||||||
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Platin Üye ![]() Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2010 Şehir: İstanbul Mesajlar: 1.806 Ettiği Teşekkür: 340 Aldığı Teşekkür: 621
Rep Gücü : 65 Rep Puanı: 6257 Seviye: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ![]() 12. GÜN - 08:05 Hastaneye gireli 12 gün oluyor. Bu işte bir ciddiyet payı var sanıyorum. Doktorun verdiği hapları sorun çıkarmadan yutuyorum, maksat kurulan kurguyu sekteye uğratmamak. Ama iş şaka olmaktan çıkmaya başladı. Ya da şöyle demem daha doğru sanıyorum, ben bu tarz şakalardan hoşlanmıyorum. Bu, Himmet'in espri anayışı olamaz, sanmıyorum. Dışarıdan bazı haberler de ulaşıyor bana. Himmet beni ziyarete gelmeye çekindiğini söylemiş çevresine. Sanırım burada kalıcıyım. Ama sorun değil, gözlem yapmak için muhteşem bir ortam var burada. Burada benim dışımda, gerçekten akıl hastası olan kişiler var. Himmet de sanırım onlardan çekiniyor. Ama bu sebepsiz bir endişe bence. Buradaki insanlar oldukça eğlenceli tipler, her neyse.... 16. GÜN-16:40 Bazı izlenimlerimi aktarmam gerek. Buradaki hastabakıcılar ile anlaşamıyoruz. "Burada kanun benim" tripleri ile geziyorlar ortalıkta. Statü sahibi olma kompleksi benzeri, ciddi rahatsızlıkları olduğunu düşünüyorum. Ortada beyaz önlüklüler gezinmeye başlayınca da , kuyruklarını kıstırıyorlar. İnanılmaz yani. Guguk kuşu filmini, cek nikılsını düşünüyorum. Cek nikılsın posterimi içeri aldırttım ama, guguk kuşunu halledemedim. Baya aradım ama yok. Avrupada işler başka türlü işliyor demekki. Hastaların içinde gerçek bir entellektüel birikime sahip kimse yok ne yazıkki. Biraz sıkılıyorum. Sorgulayıcı yapım ve durmak bilmeyen kafam, bana sürekli yeni çıkmazlar açıyor. Sorularla kafam allak bullak oluyor. Sorularımı yönelttiğim insanlardan tuhaf tepkiler alıyorum. Eğitimsizlikle mücadele edilmeli zannımca. Basit sorulara yöneliyorum ben de. Bu şekilde, beyinlerinin az çalışan kaslarına yüklenmeye gayret gösteriyorum. Çoğunun nöron yapılarında fiziksel sorunlar var. Yaşadıkları ani voltaj değişimleri nedeniyle bazan beyin ile vücut arasında iletişim kopukluğu oluşuyor. Benim kafa karıştırıcı sorularım sonrası 3 hasta komaya girdi örneğin. Sorun açık yani, elektiriksel. Buraya gireli 16 gün oldu ve ben bunu fark ettim, ama doktorlarda tık yok. Tıptaki gelişim çok yavaş gerçekten. Doktorlarımız tembel. 17. GÜN Biraz da en yakın arkadaşımdan -Sezgin- söz etmek isterim. Kendisi 46 yaşında. 2 çocuk babası. Karısı terk etmiş onu, sebebini anlayamadım ama sormadım da. İnsanların yaralarını deşmeyi gereksiz buluyorum. Sorsam da pek birşey değişmezdi gerçi. Sezgin pek konuşkan değil zira. Aslında, henüz sesini de duymadım. Hiç yorum yapmadı konuşmalarıma. Yüzünde ermişlerde görüldüğü söylenen bir gülümsemeyle bana bakıyor sürekli. Bazen bakışları kayıp başka noktalara kilitli kalıyor. Bu durumlarda kafasını düzeltmeniz gerekiyor. Sağda solda kısmi felçli ve konuşma engelli diye söylentiler dolaşsa da ben inanmıyorum. Sanırım, tepkisizlik şeklinde bir tavır alıyor sonsuz hızda akan bu dünyaya karşı. Babamla aynı yaşta ama daha sakin. Hatta fazla sakin. Ne vakit bir araya gelsek, iletişimimiz engellenmeye çalışılıyormuş hissine kapılıyorum. Burada bile kıskançlik var, ilginç! Naciye hemşire var burada ve sanırım beni cinsel anlamda çekici buluyor. Ülkemin yalnızlığa itilmiş ,istekleri bastırılmış ve hor görülmüş her kadını kadar çekingen. Saldırgan bir yapı da segiliyor zaman zaman. Bana ilk yakınlaşma çabasında, Sezgin ile konuşmamam herektiğini, onun ağır hasta olduğunu ve beni hiç fark etmediğini söylemeye çalıştı. Güldüm ve şunu söyledim: Belki fark edenlere odaklanmalıyım ha? Yapma Naciye, bu kadar saldırgan olmamalısın. Seninle iletişim kurmamın yolu arkadaşlarımın tasfiyesinden geçmiyor. Sana da vakit ayırabilirim elbette, sezgini rahat bırak. Seninle sevginin ne olduğu konusunda nasılsa anlaşırız, evrenseldir. Ama eğer kamasutra teknikleriden de haberdarsan iş değişir. Arka bahçe müsait görünüyor. Kahkahalar atarak hemşire odasına kaçtı. Sanırım bu kadar hızlı çözümlenmiş olmaktan dolayı bir şok yaşadı. Odadaki diğer hemşirelerden de kahkaha sesleri yükselmeye başlayınca, bu hastanede cinsel devrime yaklaştığımı hissettim. Her neyse, burada, cinsel istekleri batırılmış bir taşralı hemşirenin azgınlığından söz edecek değilim. Benim asıl anlatmak istediğim, Naciye hemşire başta olmak üzere, ben ile Sezgin arasındaki iletişimin engellenme çabası. Akşam sohbetimizde aniden yanımıza gelerek, o seni duymuyor gerizekalı dedi örneğin. Şiddetini arttıran bir kıskançlık açıkçası. 20.GÜN- 12:14 Buradan genel anlamda pek bir şikayetim olduğunu söyleyemem . Damak zevkime uymayan yemeklerin değiştirilmesi ile ilgili şikayet dilekçemin , teslim ettiğim Cemalhastabakıcı tarafından mendil olarak kullanılmasına içerlemem dışında, tuhaf bir muameleye maruz kalmadım ve yalaşık 25 gündür hiç dayak yemedim. Bunlar olumlu gelişmeler bence. Her ne kadar bana anlamsız bir güdü gibi görünse de , Naciye hemşirenin cinsel arzularını doyurması için, arka bahçe meselesini tekrar gündeme taşıymayı planlıyorum. Hareket değerlidir bence. Sezgin ile ilişkimiz derinleşiyor. Gülümseyen yüzünde bir sır gizli, hissediyorum.Arada beni dinlerken tepki de verse ve akan salyalarını silse, harika olcak. Edebi metinlerde soyutlama tekniği adlı bir kitap sipariş etmyi planlıyorum idareye. Bu şekilde yazım tekniğime katkı yapmayı planlıyorum. Bakalım. Yazarken etkileyici olacak kanısındayım. Haplarımızı içmeyi unutmayalım. Evet. Alıntıdır. |
| | |
| mprace Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | Grotesk (24 Mart 2011) |
![]() |
| Etiketler |
| bir, entellektüelin, günlüğü, hastane |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| Sistem Bilgileri | Site Bilgileri |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0 Forumla+ |