01 Ocak 2012, 12:34
|
#1 (permalink)
|
| Kayıtlı Üye
Üyelik tarihi: 05 Temmuz 2010 Mesajlar: 1.629 | Tess Gerritsen İstanbul'u Anlatıyor! Tess Gerritsen İstanbul Gezisini Anlatıyor!
Tess Gerritsen İstanbul'u Anlatıyor! Tess Gerritsen İstanbul Kitap Fuarı için Martı Yayınlarının konuğu olarak ülkemize gelmiş , hayranları ile buluşmuş ve kitaplarını imzalamıştı. Kitaplarını imzalatacak , onunla sohbet edecek kadar şanslı olan hayranlar, Tess’i sıcak , komik ve sempatik bulduğu kesin. Peki Tess İstanbul gezisi hakkında ne düşünüyor? Kendisi blog’un da Türkiye’yi ve Türk okuyucularını anlattan bir yazı yayınladı.
Karışık ve büyüleyici tarihi , konuk sever insanları ve güzel manzarası ile Türkiye her zaman ziyaret etmeyi sevdiğim ülkelerin başında gelmekteydi. Bu yüzden Martı Yayınları Grubu beni İstanbul Kitap Fuarı için davet ettiği zaman heyecanla kabul ettim. Martı benim serilerimin Türkçe Haklarına sahip olan ve gelecek olan romantik kitabımın da haklarını elinde bulunduran yayınevi. Kitap Fuarında Türk okuyuculara yeni kitabım ‘’Bıçak Sırtı ‘’ tanıttık. Yeni kitabımın çıkmasıyla birkaç Türk okuyucumun imza gününe gelmesini umuyordum. ‘’Birkaç’’ okuyucudan çok daha fazlası geldi!  Havaalanında Tess t-şörtlerini giymiş , ellerinde kocaman buketlerle beni bekleyen fanlarımı görünce bu ziyaretin diğerlerinden çok farklı olacağını anlamıştım. Oradan Cevahir Alışveriş Merkezindeki D&R’a gittim ve beni imza için bekelyen uzun bir sıra vardı. İki saat aralıksız kitap imzaladım.  Üstelik bu sadece ilk günümdü. Her gün bir başka sürpriz kalabalığı peşinden getirdi. Bu kadar büyük okuyucu kalabalığını Amerika’da bile görmedim. Kitap Fuarı ise bundan daha kalabalıktı. Bir haftada 500,000’e yakın okuyucu toplandı. İşte bu da beni ilk kitap gününde bekleyen okuyucu sırası ; Metrocity’deki İnkilap Kitapevi’ndeki sıra; Ve ister inanın ister inanmayın bu da benim Kitap Fuarındaki İKİNCİ imza günüm. Daha önce orada imza günü düzenlediğim için sıranın daha az olacağını düşünmüştük. Ama daha büyük bir kalabalık vardı. Üç saat kitap imzaladım. Candan , sevecen okuyucular vardı. Bana hediyeler getirmişlerdi , kucaklaştık. Hatta saatlerce sırada beklemelerine rağmen iyi dilekler dilediler. Martı Yayınlarının seçtiği bazı şevkli okuyucular Papalina Balık Restorantında bizimle akşam yemeği yediler. Çoğunun yazar olmayı isteyen kişiler olduğunu öğrendim. İlk romanında şimdiden 600 sayfa yazan genç bir adam dahildi. Ondan sonra Martı takımı ile fotoğraf çektik.  Kitap işinde diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de okuyucuların çoğu kadın. Hayranlarımın çoğu kadın ama Türkiye de beni şaşırtan bir farklılık , kadın okuyucularımın genç olması oldu. Çoğu liseye , üniversiteye giden yirmili yaşlardaki genç kadınlar. Ve gerçek kitap okumaktalar. E-book henüz Türkiye de yaygınlaşmamış. Türkler büyük olasılıkla İpads yada iPhones’larında e-book okumaktalar. Amazon üç yıl içersinde Türkiye de online kitap konusunda bir atılım gerçekleştirmeyi düşünüyor. Şimdiden okuoku büyüyen bir sektörün satışını yapmakta. Okuoku’da online okuyucularım için kitaplarımı imzalayarak birkaç saatimi harcadım. 500 kitap imzaladım. Kitap imzalarım dışında iki Türk televizyonu ile röportaj gerçekleştirdim ve Agahta Christie’in bir süre ikamet ettiği Pera Palace’de eğlenceli fotoğraf çekimleri geçekleştirdik. Şehirde çalıştırılan ilk asansöre bindim. Şehir İstanbul’un kendisi beni çok şaşırttı. Yirmi milyon nüfuslu bir şehir , büyüyen bir ray sistemi var ve bu yüzden arabada , trafikte baya bir zaman geçirdik. Ama bu bana manzaraya bakma şansı verdi. Harikaydı. Her sabah kalktığımda otel odamdan görünen Marmara denizi…  Ve akşamları tarihi Galata Kulesine (dünyanın en eski kulesi , turistlere açık) tırmandığımda şehrin manzarası.  Dolmabahçe Sarayını ziyaret ettim. Eski sultanların , karılarıyla birlikte yaşadığı apartmanları görebilirsiniz.  Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürkün öldüğü oda. Saat , onun öldüğü zaman 9:05 durdurulmuş. Birkaç saatin daha donmuş olduğunu fark ettim. Bu Atatürk’ün onuruna yapılan bir jest. Oraya gittiğim zaman bazı askerlerin geçiş yaptığını gördüm ve araya sıkışıp fotoğraf çektirdim.  Boş günümde yayıncım Kerem bana baharat pazarına kadar eşlik etti ve oradan kocama lokum alabildim. Ayrıca sahlep denilen orkidelerden yapılan bir tozda aldım. Kış günlerinde sıcak süt ile birlikte içebileceğiniz lezzetli bir içecek. Sıcak çikolatadan daha güzel!  Ve tabii ki yiyecekler. Martı ve diğer yayıncım Dogan bana güzel yemekler sundular. Burada ben ve tercümanım Cumhur ile nefis yiyeceklerden seçmeye çalışıyoruz. Türkiye’de ki insanların en iyi yanı , Türk denildiğinde düşündüğünüz görüntü yargılarınız ne olursa olsun , aslında onları bir kalıba sokmanın yolu yok.Bazıları sarışın , mavi gözlü bazıları koyu tenli Asyalı. Bazısının başı kapalı bazı ise mini etek ve topuklu giymekte. İstanbul Alışveriş Merkezlerinde gezerken sanki bütün dünya bir çatı altında toplanmış gibi hissedebiliyorsunuz. Şaşılacak derecede güzel kadınlar , yakışıklı erkekler görebiliyorsunuz. Müslümanlar , Hıristiyanlar Agnostikler ile konuşmalarım oldu. Türklerin ortak yanları ise dostça , konuk sever olmaları ve ülkeleri ile çok ama çok gurur duymaları. Onokumalar.com alıntıdır. Tess Gerritsen Blog Ceviri : Buket Kayhan
Konu Liberty tarafından (01 Ocak 2012 Saat 13:05 ) değiştirilmiştir.
|
| |