Türkiyenin En İyi Forum Sitesi
![]() |
| ||||||||
| Ortaya Karışık Birşey paylaşmak istiyorsunuz, ama uygun bölümü bulamadınız mı? işte burası tam sizin için.. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Yasaklı ![]() Üyelik tarihi: 23 Aralık 2010 Şehir: Attaleia Mesajlar: 9.515 Ettiği Teşekkür: 469 Aldığı Teşekkür: 983
Rep Gücü : 109 Rep Puanı: 9852 Seviye: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ![]() ![]() İnsan çevresindeki kişilerden daha çok kendisiyle uğraşır. Yani kendisine takılıp kalabilir. Takıntılarımız ise nefsimizle alakalıdr. Nefis ise; insanı âlâyı 'îlliyın derecesinden esfel-i safilin derecesine düşürebilecek konumdadır. İnsan ki yaratılış itibariyle en üstün varlıktır. Bu üstünlük onıun kusursuz ve hatasız olduğu anlamına gelmez. Her insan için zaaf gösterebileceği durumlar söz konusudur. Hayat ibremizi sürekli oynar hale getiren zaaflarımız elmas değerinde olan insanı kamili kömür gibi daha değersiz gösterebilir. Bu durum ise nefsin kendini kaybedercesine fani ve geçici eşyaya meftun olmasındandır. İnsan bu durumun aksine bir duruş sergilediği takdirde yani yaptığı kulluk sayesinde yükselebilir; fakat onu çileden çıkaracak bir durum karşısında sabır göstermesi; şehveti karşısında ise kendisini zora soksada ona karşı durabilmesi onun kulluğuyla ulaştığı yükseklikten en tepelere zirvelere çıkmasına vesile olacaktır. Kişi kendini kontrol altında tutabilirse; kendisindeki olumsuzlukları olumlu güce çevirebilir.Bundan sonrada elde ettiği bu güçle ışık hızı kadar çabuk melekleri kıskandıracak evc-i kemali insaniyeye vasıl olabilir. İnsan Allah’ın kendisine vermiş olduğu akıl nimetini nerelerde nasıl kullandığı çok önemlidir. Verilen akıl nimetini insanlar zararına kullanmazsa yalnızca Allah’ın rızası adına kullanırsa işte o vakit iradesiyle aklını kendisi için şer olabicek iken hayra dönüştürecektir. İnsan melekler gibi hiç bir durum karşısında zaaf göstermeyen yaratılmışlardan değildir. İçinde taşkınlıkları ve zıtlıkları olabilir. Bu durum kendisini harap edecek kadar ilerlemiş olabilir. Ama bu harabiyet içindeyken kendisini iradesiyle ve Allah’ın inayetiyle üstesinden gelebilir. Yani; Allah’ın kendisine vermiş olduğu herşeyi memnuniyetle karşılamalı bütün olumsuzlukları zaafları günahları aşarak ve yanlış tavırlarının esaretinden kurtararak Cenab-ı hakka teslim olmalıdır. Bu teslimiyet ise tam olmalıdır. O yüce kudret ki; bazen kullarını öyle yerlerde kullanır ki insan aklı bunu anlamayabilir; fakat Allah’ın kendisiyle birşey yapmak istediğini düşünüp zaaflarının kurbanı olmamalı ve onları aşmasını bilmelidir. Bunun yolu da yapılacak olan Kuran'a ve Efendimiz Hz Muhammed (s.a.s) sünnetine sığınmaktan geçmektedir. Dünyadayken cenneti kazanma şerefine ulaşan Haydarı Kerrar olan Hz.Ali (ra) efendimiz zaaflarını biz insanların yüreklerine su serpercesine kendisine verilen güzel bi at sayesinde şu sözlerle ifade etmiştir; "idarecilikten kaçmak için ne kadar da güzel" demiş... Son olarak: zaaflarının farkında olan insan kendini bilir kendini bilen Rabbini bilir. Böylece zaflarının kurbanı olmaktan kurtulur. |
| | |
![]() |
| Etiketler |
| İnsan, zaaflarıyla |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| Sistem Bilgileri | Site Bilgileri |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0 Forumla+ |