Türkiyenin En İyi Forum Sitesi

Veda Mevsimi - Forum
radyo sohbet facebook twitter iletisim
Forum  

Veda Mevsimi

Ortaya Karışık



Go Back   Forum > Forumla Eğlence > Ortaya Karışık

Ortaya Karışık Birşey paylaşmak istiyorsunuz, ama uygun bölümü bulamadınız mı? işte burası tam sizin için..

beyazesyam


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30 Ocak 2011, 22:27   #1 (permalink)
Yasaklı
 
Ben Sen O - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23 Aralık 2010
Şehir: Attaleia
Mesajlar: 9.515
Ettiği Teşekkür: 469
Aldığı Teşekkür: 983
Rep Gücü : 109
Rep Puanı: 9852
Seviye: Ben Sen O has a reputation beyond reputeBen Sen O has a reputation beyond reputeBen Sen O has a reputation beyond reputeBen Sen O has a reputation beyond reputeBen Sen O has a reputation beyond reputeBen Sen O has a reputation beyond reputeBen Sen O has a reputation beyond reputeBen Sen O has a reputation beyond reputeBen Sen O has a reputation beyond reputeBen Sen O has a reputation beyond reputeBen Sen O has a reputation beyond repute
Standart Veda Mevsimi



Her merhabanın bir yüzü vedaya dönüktür. Merhabalar ne kadar güler yüzlü ise vedalar da o kadar hüzün rengidir. Her türlü kavuşmanın sonunda bir ayrılık olacağını düşünmek bütün kavuşmaların tadını kaçırır sanki.

Kavuşmadan çok ayrılıklarla yüzleştiğimizdendir ki kavuşmalarımızda da buruk bir tebessüm vardır. Elimizi her uzatışın ardından boşalan avuçlarımız ötelere açılır yeniden. Bittiğini sandığımız çizgiden sonra yeni ufuklara dikilir bakışlarımız. Yani ki dünya yürüyüşümüzde her kavuşma sonrasında saadetimizin çoğalacağını düşünürken sonrasının hüznü soğuk bir rüzgâr gibi dolar içimize.


Neye kavuşsak kime varsak nedense saklı ve derin bir boşluk kalır içimizde. Onun bir türlü dolmadığını doymadığını her daim hissederiz. Ve anlarız ki buradaki hiçbir şey o boşluğu doldurmayacaktır. Biliriz ki o arzu ebede dönük o arzu ebede müştaktır. Yaşadığımız süre içinde de içimizdeki gurbet yüreğimizdeki hüzün hep var olacaktır.

Yüreğimizin derinindeki o ses “ebed ebed” diye seslenirken “fani”lere takılıp kalmak ve onlardan geçememek bir o kadar huzurumuzu da yele verecektir.

Sonbaharın söylediği

Her nereye baksak kainat kitabı sayfa sayfa açılır önümüze. Görmesini bilen gözler okumayı bilen özler her harfinde bir mana bulur. Her kelime akla kapı açar. Her cümle yüreğe dokunur.

Kuru bir ot gülen bir gül dağlar denizler kuşlar karıncalar bulutlar her bir yağmur damlası… Her ne varsa görünen görünmeyen bu sayfanın ya harfi ya kelimesi ya da cümlesi olarak serilir gözler önüne.

Her görülen de sadece onu gösterenin varlığını ispat eder. Her şey O’nu anlatır. Her şey O’ndan bahseder. Onun içindir ki şair bu sırrı fark etmiş ve: “Bir kitabullah-ı azamdır serâser kâinat / Hangi harfi yoklasan manası hep Allah çıkar.” diyerek bu manadaki düşünceyi iki mısrada özetlemiş: “Kainat kocaman bir kitaptır ve her bir harfi Yaradan’ı işaret etmektedir.”

Her mevsim gibi sonbahar da bu kitabın sayfalarından biridir. Her bir harfin manası daha derinleşir hazan mevsiminde. Bahar sayfasındaki coşkunluk ve o coşkunluğun verebileceği gafletten uzaktır sonbaharın sayfası. Bir durgunluk bir yorgunluk sarar bütün ruhları.

Kuşların bahçemizdeki seslerinin eksilmesiyle ve çiçeklerin yavaş yavaş rüzgârlara boyun büküşü çoğaltır hüznümüzü. Ağaçların yapraklarında sarı ve kızıl renkler belirginleştikçe bir sükunet eli tutar sanki elimizden. Zaman büyülenmiş bir kelebek gibidir. Yaz günlerinin hızla akıp giden dakikaları durmuş donmuş sonsuzlaşmıştır adeta. Dağlardan inerek cümle ağaçları rükûda “Hu” diye söyleten rüzgârın serin eli değmiştir akşamın alaca karanlığına. Havada uçuşup bir süre sonra toprağa kapanan yapraklar kalkmamak üzere secdeye kapanmıştır artık.
Ve bir buluttan damla damla içimize ince bir sessizlik dökülmektedir. Ağaçlar kuşlar toprak ve bu tablo içindeki her şey biraz önce tomurcuklarıyla bahara koştuğu gibi şimdi de sararan rengiyle sonbahara hazırlanmaktadır.

Yine baharlar gelecek

Artık baharın ve yazın sayfası kapanmıştır. Açılan bu yeni sayfada hüzünlü veda cümleleri sıralanmaktır. Yaprakların dallarını terk ettiği gibi gurbetten sılasına gelenler de bu mevsimde yaşlı gözleriyle veda ediyor sevdiklerine. Dedeler nineler daha bir mahzunlaşıyor torunlarının çocuklarının ardından bakarken. Ve gelecek yazda görüşmek ümidi bir çekirdek gibi -daha ayrılmadan- düşüyor gönüllere. Nasıl ki çiçeklerin tohumları aynı duyguyla seriliyor yerlere. Nasıl ki suyu çekilip kuruyan dalların kökleri aynı hasretle sarılıyor toprağa…

Mahzunlaşan gönüllerdeki umut kandili soğuk kış gecelerinin yegane aydınlatıcısı ve ısıtıcısı oluyor artık. Her şeyin öldüğü ve kışla birlikte o bembeyaz kefenini giydiği zaman “Bu kuru dalları bu kaybolmuş çiçekleri kim yeşertecek?” sorusuna o kitabın önceki sayfalarındaki cümleler cevap veriyor: Bir önceki kıştan sonra “Hayy” ismiyle bütün kainatı yeniden dirilten bezeyenden başkası değil elbette.

Bütün bu olup bitenlerin de bir anlamı var. Hiçbir şey anlamsız değil. Bir bitiş ve başlangıç... Bir merhaba bir veda... Ölüm ve doğum gece ve gündüz... Her biri bir cümle bize. Okuyalım ve anlayalım diye.

Hangi tohum toprağa düştü de...

Sonbahar nefesinin değdiği her yer sararmaya başlar. Rüzgârın ve yağmurun her el vuruşunda biraz daha güçsüzleşir yaprak tutunduğu dalda. Güz çiçeklerinin boynu bükülür ve yavaş yavaş ilk diriliğini tazeliğini yitirmeye başlarlar. Erken inen akşamların rengiyle birlikte ufukları dolduran bakışlara bir mahzunluk çöker. Tenhalaşan ve gurbetleşen dünyada insan daha bir içine çekilir. Ruh dünyasındaki yolculuğunda ötelere açılan kapılardan geçerek ve özlenilene doğru büyüyen hasretle içindeki hazan kuşlarının kanat sesleri duyulur. Sanki her şey biraz sonra son nefesini verecek ve sonsuz bir uykuya dalacaktır.

Hazanın hüzün mevsimi oluşu göğsümüzde her an dalından gidecek bir sarı gül gibi duruşu “Son yaklaşıyor haberin var mı?” uyarıcısı olduğundandır belki de. Aslında bu sonun bir başlangıç olduğunu bilmek hüznümüzü uhrevîleştiriyor. Çünkü vedalar yeni merhabalara akıyor. Toprağa düşen her bir tohum yeni bir bahara doğru bakıyor. Gidiş bir tükenişe bir kayboluşa değil bir dirilişe yeniden var oluşa doğru.

“Hangi tohum toprağa düştü de yeşermedi ki…” der Mevlâna. Tohum toprağa düşmüşse yeşerecektir. Yeniden hayat bulacaktır. Tabii ki o tohumun sağlam olması çürük bir tohum olmaması kaydıyla.

Mevlâna hazretleri bu soruyu iki türlü cevap beklercesine sormuş gibidir. Birincisi elbette ki toprağa düşen her tohum yeşerecektir. Tohumun görevi yeşermektir çünkü. İkinci şekilde ise bir şart olmalı; toprağa düşen ya da atılan tohumun özünün sağlam olması gerekir. Aksi halde tohum olarak görünse de özünü yitirmişse toprakta çürümeye yok olmaya mahkûm olacaktır.

Sonbahara hazırlanmak

Gün erkenden akşam oluyor. Mevsimler birbiri ardına geçip gidiyor. Kainat ağacının en güzel meyvesi olan insan da bu döngünün içinde. Gün geçtikçe sararıp soluyor ve an geliyor dalında tutunamaz oluyor. Gözümüzün gördüğü her yerde her şeyde bir başlangıç ve bitişin haykırışı var. Görmemek duymamak insandan başka varlıklara has olsa gerek.

“Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor” diyen şair hazan sayfasındaki cümleyi doğru okuyarak ağaçların bile bir sona hazırlandığını görebilmiş. Etrafımızdaki değişimler olup biten her şey biz insanlar için değil mi? Sonbahara hazırlanan ağaçları görüp de ömrümüzün her an hayat ağacından kopacak bir yaprak olduğunu düşünerek o “son” için hazır olmamak akıl kârı olmasa gerek.

Yine Bâkî; “Eşcar-ı bâğ hırka-i tecrîde girdiler / Bâd-ı hazân çemende el aldı çenârdan”* derken bizlere bu gölgeler aleminde “yokluk” hırkalarımızı giyerek bizim için ebedi “varlık” olanı işaret eden elden tutmayı (el almayı) işaret etmiyor mu?

* “Bahçedeki ağaçlar tecrit hırkası giydiler yani yaprakları döküldü. Yaprakları döken sonbahar rüzgârı çınardan el almış oldu.”
Ben Sen O isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Reklam alanlarımız
beyazesyam
Cevapla

Etiketler
mevsimi, veda

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:58.

Sistem BilgileriSite Bilgileri
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0 Forumla+


Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar paylaşımlarını önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir. Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yinede sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız mail iletisim adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelenip en kısa sürede gereken yapılır.
Türkiyenin en iyi Forum Sitesi!

sayaç


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501