Türkiyenin En İyi Forum Sitesi
![]() |
| ||||||||
| Ortaya Karışık Birşey paylaşmak istiyorsunuz, ama uygun bölümü bulamadınız mı? işte burası tam sizin için.. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Platin Üye ![]() Üyelik tarihi: 21 Haziran 2010 Şehir: istanbul Mesajlar: 900 Ettiği Teşekkür: 251 Aldığı Teşekkür: 278
Rep Gücü : 32 Rep Puanı: 3078 Seviye: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ![]() Gayemiz, imkansızı mümkün, mümkünü kolay, kolayı zarif ve zevkli yapmanın yollarını bulmaktır." Felden Krais "Büyük bir hevesle başladım. Fakat bu oldu, şu oldu..." "Ailem işi yapmamı desteklemedi." "Babam gerekli finansal desteği vermedi." "Hocam benimle yeterince ilgilenmedi." Tabi, tüm bu olanlardan sonra heves mi kalır? Bir işe başlayıp sonuçlandırılmadığında ortaya atılan bu gibi şikayetleri hiç yabancılamıyoruz değil mi? Ya biz yada çevrenizdekiler var oldu bu sebeplerle. Evet, büyük bir hevesle başladığımız işlerde ne oluyor da bir müddet sonra vazgeçme noktasına geliyoruz? Ne oluyor da başta engel olarak görmediğimiz olaylar, kişiler süreç içerisinde vazgeçme sebeplerimizin başlıklarını oluşturuyor? Peki, gerçek mi bu sebepler? Gerçekten o şeyi yapmak için sayısızca sebebimiz varken, tek bir sebepten dolayımı yapamadık acaba? İSTEMEK! İşte bu kilit kelime... Hayatta başarılı olmak için, NE istediğimizi bilmek zorundayız. Fakat bununla birlikte, asıl olan NASIL istememiz gerektiğini de bilmek zorunda olmamızdır. Bunun içinde öncelikle sebeplerimizi belirleyeceğiz. O işi, o durumu, o şeyi isteme sebebimiz nedir? Ancak, yeteri nedenlerimiz varsa her şeyi yapabiliriz. Bazı şeyleri niçin yaptığımızı bilmek, onların nasıl yapılacağını bilmekten çok daha fazla önemlidir. Çünkü bir şeyi yapmak için sahip olduğumuz nedenler, istediğimiz şeyden daha güçlü güdüleyicidir. Ayrıca yeteri kadar büyük niçine sahipseniz, zaten onların nasıl yapılacağını, mutlaka, öğrenirsiniz. Dolayısıyla sebeplerimizi ne kadar çoğaltırsak o kadar hızlı motive oluruz. Ve vazgeçme olasılığımızda yok olur. Çünkü o zaman nereye gitmek istediğinize odaklanırız. Gitmek istemediğiniz yöne değil. Michael Jordan lise ikinci sınıf öğrencisiyken, okul basket takımına alınmadı. Antrenörü, onun bu konuda yetenekli olmadığını, boyunun kısa olduğunu söyleyerek takımda yer alamayacağını söyledi. Eve geldiğinde Michael~ın morali oldukça bozuktu. Hemen odasına çıktı ve ağlamaya başladı. Hayalleri yıkılmıştı. Durumu fark eden annesi odaya girdi ve "Neler oluyor?" diye sordu. "Takıma giremedim," diye yanıt verdi Michael. "Bana sen küçüksün dediler..." Annesi bunun üzerine kolunu oğlunun boynuna doladı. "Bak," dedi, "önemli olan, takımın içinde senin ne kadar küçük olduğun değildir; senin içinde ne kadar büyük bir takım olduğudur,.." Bu sözler genç basketbolcu, Michael Jordan için yeni bir başlangıç oluşturdu. Artık ne istediğini çok daha iyi biliyordu. Bunun üzerine çalışmaya başladı. Her geçen gün temposunu artırdı. Bir dahaki seçmelerde okul takımına girdi. Bu onun basketbol yaşamının ilk basamağıydı. Önce amatör, ardından profesyonel lige transfer oldu. O şimdi, yalnızca Amerika~nın değil, dünyanın yetiştirdiği "en büyük basketbol yıldızı" unvanını taşıyor. Peki, bizim içimizdeki takımın büyüklüğü ne kadar? Hedefimize ulaşmak için oluşturduğumuz sebeplerimiz ne kadar büyük? Hayat mı bize dayatıyor? Yoksa biz mi hayata dayatıyoruz? Unutmayalım ki, Denize açılan gemilerin hepsi, rotalarını belirledikten sonra, gidecekleri yere ulaşmak için yelken açarlar. Ve giderler. Fakat gidecekleri limanlara ulaşmalarını sağlayan rüzgar değildir. Yelkendir. Eğer bizimde hedefimiz, gemiyi limana ulaştırmak ise; dalgalara, fırtınaya, engellere rağmen ulaştırabiliriz. Bunu da ancak başkalarının sebeplerinde var olmak yerine, kendi sebeplerimizi var ederek gerçekleştirebiliriz. Ayrıca önümüze çıkan her engelin, bir sıçrama tahtası olduğunu düşünelim. Bu da olayı, eğlenceli bir boyutta algılamamızı sağlayabilecektir. Hadi, hemen öncelikli bir isteğinizi seçip, sebeplerinizi çoğaltın. Başkalarının sebeplerinde yok olmayın! " Sonunda acı getirecek zevklerden kaçına bilen, sonunda zevk getirebilecek acılara da dayanabilen insan mutlu ve başarılıdır." alıntı |
| | |
![]() |
| Etiketler |
| hedef, heves, mi |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| Sistem Bilgileri | Site Bilgileri |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0 Forumla+ |