Ege Bölgesi - Sayfa 11
Forumla.Net Forum - Biz Bir Aileyiz  

Go Back   Forumla.Net Forum - Biz Bir Aileyiz > Genel Kültür > Bölge Bölge Türkiyem > Türkiye`nin Bölgeleri

Türkiye`nin Bölgeleri Karadeniz,Akdeniz,Ege,Marmara,İç Anadolu,Doğu Anadolu,Guneydoğu Anadolu Bölgeleri..

Rating , 9,5 out of 10 based on 57 ratings
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Aralık 2010, 18:07   #101
˙˙·٠●●♥DeRyA♥●●٠·˙˙
 
volkan23 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 07 Haziran 2010
Nerden: Adana
Mesajlar: 1.562
Tesekkür: 1.026
660
Tecrübe Puanı: 72
volkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond repute
Standart

Pamukkale, kaynak sularının kirecinden oluşmuş bir tepe. Türkiye'nin en tanınmış doğa harikasıdır; ve Denizli'dedir. Pamukkale 2700 metre uzunluğunda ve yüksekliği 160 metredir. Parlak beyaz rengiyle Pamukkale'yi 20 km uzaklıktan görmek mümkündür. Tepesinde antik Roma'dan kalma Hierapolis adlı kutsal antik şehir bulunur.

Travertenleri oluşturan karstik alanlardan çıkan suların bünyesindeki kireç çözeltisi, genellikle beyaz renkte ve pamuk balyalarını andıran kalker tüflerini, Pamukkale travertenlerini oluşturmaktadır.








__________________
volkan23 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 29 Aralık 2010, 18:08   #102
˙˙·٠●●♥DeRyA♥●●٠·˙˙
 
volkan23 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 07 Haziran 2010
Nerden: Adana
Mesajlar: 1.562
Tesekkür: 1.026
660
Tecrübe Puanı: 72
volkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond repute
Standart

Denizli'de Şifalı Sular ve Kaplıcalar


Konumu UNESCO tarafından Dünya Miras Listesine alınan Pamukkale kaplıcaları il merkezine 18 km. uzaklıkta bulunan, eski Hierapolis kentinin bulunduğu alanda yer alır ve travertenleri oluşturan bu sular, bölgenin en önemli ve etkin özelliğidir. Pamukkale termal kaplıcası sisteminin bir kolu sayılan suyunun bileşimi, Pamukkale kaynağına benzeyen Karahayıt Kaplıcaları ise, Pamukkale’nin 5 km kuzeyinde, Karahayıt kasabasındadır. Ulaşım Olanakları Denizli ili kara, demir ve havayolu ulaşımı olanaklarına sahiptir. Denizli iki ayrı kara yolu ile İzmir'e bağlanmıştır. Bunlardan biri Manisa üzerinden, diğeri Aydın üzerinden kurulan bağlantılardır. Denizli - Aydın - İzmir karayolunu izleyen demiryolu da kentin, Ege Bölgesi'nin en büyük kenti İzmir ile bağlantısını sağlamaktadır. Denizli'nin Ankara ile karayolu bağlantısı Afyon üzerinden, demiryolu bağlantısı ise Afyon - Kütahya - Eskişehir üzerinden kurulmuştur. Gar kent merkezindedir. Denizli ili Çardak ilçesinde, ilçe merkezine 5 km. uzaklıkta bir havaalanı bulunmaktadır. Havalimanı kent merkezine 65 km uzaktaki Çardak İlçesindedir. Yükseklik Kaplıca alanı deniz seviyesinden yüksekliği 950 metredir. İklim Özellikleri
Denizli ili Ege Bölgesinde olmasına rağmen, Ege Bölgesinin iklimi tamamen görülmez. Kıyı kesimlerinden iç bölgelere geçit yerinde olduğundan az da olsa iç bölgelerin iklimi hissedilir. Ege Bölgesi ikliminden sıcaklık olarak biraz düşük farklılıklar görülebilir. Denizli'de dağlar genel olarak denize doğru dik olduğundan, denizden gelen rüzgarlara açık bulunmaktadır. Kışlar ilik ve yağışlı geçmektedir.
Aylar
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12
Ort. Açık Gün Sayısı
8 8 8 6 11 19 24 23 18 15 10 5 Ort. Bulutlu Gün Sayısı 1 15 17 18 17 11 7 9 1 13 15 17 Ort. Kapalı Gün Sayısı 7 5 6 5 2 1 - - 1 2 4 8 Ort. Sıcaklık 6 7 10 14 21 26 28 28 22 17 11 8 Nisbi Nem 7 69 65 63 56 47 45 49 54 60 67 73 Tedavi (Endikasyon) Özellikleri Radyoaktivitesi yüksek olan kaplıca suları, kalp, damar sertliği, yüksek tansiyon, romatizma-siyatik, deri sinir, lumbago, gibi hastalıklarla uyuz, sivilce, kaşıntı gibi deri hastalıklarına karşı tamamlayıcı tedavisinde olumlu etkileri görülmektedir. Ayrıca kaplıca suyunun tedavi özellikleri tesisler bünyesinde verilmiştir. Termal Su Özellikleri Fiziksel Özellikler Berrak Kimyasal Özellikler Kalsiyum Magnezyum Bikarbonatli, Florürlü sudur. Fiziko Kimyasal Özellikler Ph: 5,83 - 6,02 Toplam Mineralizasyon 3176,9 mg/Lt Sıcaklık 35 -100 ºC Açıklama Travertenleri oluşturan karstik alanlardan çıkan suların bünyesindeki kireç çözeltisi, genellikle beyaz renkte ve pamuk balyalarını andıran kalker tüflerini, Pamukkale travertenlerini oluşturmaktadır.
KAPLICALAR
PAMUK KALE KAPLICASI
Denizli'ye 20 km. uzaklıkta, eski Hierapolis kentinin bulunduğu alandadır. Kars tik alanlardan çıkan suların bünyesindeki kireç çözeltisi buharlaşma ve sudaki karbondioksitin ayrışması sonucu çökelerek genellikle beyaz renkte ve pamuk balyalarını andıran kalker tüfleri Pamukkale travertenlerini oluşturmuştur. Kaplıca suları kalp, damar sertliği, tansiyon,romatizma, deri, göz, raşitizm, felç, sinir ve damar hastalıkları, ilik içildiğinde spazmlı midesele iyi gelmektedir. İdrar sokturucudur. Böbrek kum ver taslarında, idrar yolu iltihaplarında etkilidir. Damar iltihapları ve reyon hastalığının tedavisinde yararlıdır.
KARAHAYIT KAPLICALARI
Pamukkale'nin 5 km. kuzeyinde Karahayıt Kasabası'ndadır. Suyunun sıcaklığı Pamukkale'nin sularından daha fazla (42o,50o,56o), serbest karbondioksit oranı daha az, radyoaktivitesi yüksektir. Kalp, damar sertliği, yüksek tansiyon, romatizma, siyatik,deri ve sinir hastalıklarından bazılarına, limbo, uyuz, sivilce, kasıntı vb. hastalıklarda şifalıdır.


GÖLEMEZLİ ÇAMUR KAPLICASI
Denizli merkeze yakın idari olarak Akkor ilcesine bağlı Golemezli'de, termal olarak Pamuk kale sistemine uygun, sıcaklıkları 35o C ile 50o C arasında dört kaynak halindedir. Birisinde çamur banyosu yapılır. Deri hastalıkları tedavisinde etkilidir.
ÇİZMELİ (YENİCE) KAPLICASI
Buldan İlçesi'ne 16 km. uzaklıktaki Yenice kent sınırları içindedir. Tripolim antik kenti kalıntıları arasından gidilir. Sıcaklığı 35o M'dir. Bileşiminde hidrokarbonat, sülfat, sodyum, kalsiyum iyonları bulunur. Radyo aktivesi yüksektir. Romatizma, kalp, damar sertliği, deri hemoroit hastalıklarının tedavisinde faydalanılmaktadir.
BABACIK (KABAAĞAÇ) KAPLICASI
Tekke koy kaplıcasına 3 km. uzaklıktadır. Kükürtlü iki kaynaktan çıkar. Birisinin sıcaklığı 43o C, diğerinin sıcaklığı 62o M'dir. Karbondioksit bakımından zengindir
SARAYKÖY - TEKKE KÖY ILICASI
ilce merkezine uzaklığı 20 km. olup, Tekke koy yakınlarındadır. Suyunun sıcaklığı 80o C dir. Roma İmparatorluğu döneminden kalma hamamı, havuzu ve soyunma yerleri vardır. Romatizma, deri, kadın hastalıkları ve idrar yolu hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Tekke koy kaplıcasına 500 m. uzaklıkta İnaltı Hamamı vardır. Bir mağaradan çıkar. Suyu kükürtlüdür.

ILICALAR

KAVAK BAŞI ILICASI
Pamukkale'ye 4 km. uzaklıktadır. Suyunun sıcaklığı 30o C dir. Deri hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.
KIZIL DERE ILICASI
Sarayköy'e 11 km. uzaklıkta, kızıl renkli kayalardan çıkar. Suları sodyum karbonatlı ve sodyum sülfatlıdır. Su sıcaklıkları 63o, 65o, 88oC'dir. Suları yorgunluğa ve romatizmaya iyi gelmektedir.
ORTAKÇI ILICASI
Sarayköy yakınında ikisi sıcak, birisi soğuk uç kaynaktan çıkar ve sularının sıcaklığı 47o, 50oC'dir. İçme ve banyo suyu olarak kullanılır. Romatizma ve sindirim hastalıklarına iyi gelmektedir.

YERALTI SU KAYNAKLARI
BULDAN MADEN SUYU
Buldan'a 2 km. uzakta 2 ayrı çeşmeden akmaktadır. Soğuk ve sıcak olarak dakikada 25 litre su çıkar. Suyun sıcaklık derecesi 19o C dir. Denizden yüksekliği 600 m. olan maden suyu, sindirim sistemi ve karaciğer işlevleri üzerinde olumlu etkiye sahiptir.

Yüzey sularının yer altına sızarak tabakalar arasındaki boşluklarda ya da geçirimsiz tabaka üstündeki geçirimli tabakada birikmesine yer Alpu suyu denir. Sızma olayı sonucu yer altında depolanan bu suların yer yüzüne kendiliğinden çıktığı yerlere ise kaynak denir. Kaynak suları kisin ilik, yazın soğuk olurlar. Vali Çeşmesi (Cankurtaran), Kocapınar (Honaz) Değirmenönü (Yeşilköy). Kestane Deresi ( Buldan, Gümüşsü, Işıklı), Gürpınar (Çivril), Güney Suyu Akgöz Pınarı (Işıklı), Göz adini taşıyan sular (Honaz), Kırkpınar (Kara hisar-Tavas) Daha 1960-1970 yılları arasında il merkezinde akmakta olan, Yenimahalle semtinde Akpınar (Eğitim Fak.Batisi), Benli Pınarı (Eğitim Fak.doğusu), Mutassıp Pınarı (Kıbrıs Şehitleri Cad.) ayrıca Kuşpınar, Başpınar (Askeri Gazinonun kuzeybatısı), Fındıksuyu (Camlık-Atış Poligonu arası), Kozpınar (Zeytin köy batısı) gibi kaynakların büyük bölümü kent içme suyu şebekesine alinmiş, bazıları az da olsa akışlarını sürdürmekte, piknik yeri olarak faydanılmaktadır. Bazı kaynak suları üzerinde de kültür balıkçılığı amacıyla tesisler kurulmuştur.











__________________
volkan23 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 29 Aralık 2010, 18:08   #103
˙˙·٠●●♥DeRyA♥●●٠·˙˙
 
volkan23 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 07 Haziran 2010
Nerden: Adana
Mesajlar: 1.562
Tesekkür: 1.026
660
Tecrübe Puanı: 72
volkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond repute
Standart

enizli'de Bulunan Antik Kentler


Sıra Numarası: 1/12 Varlık Adı: ANTİK APOLLONİA KENTİ Varlık Türü: SİT ALANLARI VE YAPILAR Varlık Alt Türü: ARKEOLOJİK SİT Bulunduğu Yer: SİT İÇİNDE İl: DENİZLİ İlçe: TAVAS Sıra Numarası: 2/12 Varlık Adı: ANTİK COLOSSAİ KENTİ I. VE III. DERECE ARKEOLOJİK SİT Varlık Türü: SİT ALANLARI VE YAPILAR Varlık Alt Türü: ARKEOLOJİK SİT Bulunduğu Yer: SİT İÇİNDE İl: DENİZLİ İlçe: HONAZ Sıra Numarası: 3/12 Varlık Adı: ANTİK HİERAPOLİS KENTİ (PAMUKKALE) (1. DERECE ARKEOLOJİK VE DOĞAL SİT) Varlık Türü: SİT ALANLARI VE YAPILAR Varlık Alt Türü: ARKEOLOJİK SİT Bulunduğu Yer: SİT İÇİNDE İl: DENİZLİ İlçe: MERKEZ Sıra Numarası: 4/12 Varlık Adı: ATTUDA ANTİK KENTİ (1DERECE ARKEOLOJİK SİT ALANI) Varlık Türü: SİT ALANLARI VE YAPILAR Varlık Alt Türü: ARKEOLOJİK SİT Bulunduğu Yer: SİT İÇİNDE İl: DENİZLİ İlçe: SARAYKÖY Sıra Numarası: 5/12 Varlık Adı: EUMENİA ANTİK KENTİ (1.VE 3.DERECE ARKEOLOJİK SİT ALANI) Varlık Türü: SİT ALANLARI VE YAPILAR Varlık Alt Türü: ARKEOLOJİK SİT Bulunduğu Yer: SİT İÇİNDE İl: DENİZLİ İlçe: ÇİVRİL Sıra Numarası: 6/12 Varlık Adı: HERAKLİA SALBACE ANTİK KENTİ (1.VE 3. DERECE ARK.SİT ) Varlık Türü: SİT ALANLARI VE YAPILAR Varlık Alt Türü: ARKEOLOJİK SİT Bulunduğu Yer: SİT İÇİNDE İl: DENİZLİ İlçe: TAVAS Sıra Numarası: 7/12 Varlık Adı: HİERON DİONYSOPOLİS ANTİK KENTİ I.DERECE ARKEOLOJİK SİT ALANI Varlık Türü: SİT ALANLARI VE YAPILAR Varlık Alt Türü: ARKEOLOJİK SİT Bulunduğu Yer: SİT İÇİNDE İl: DENİZLİ İlçe: ÇAL Sıra Numarası: 8/12 Varlık Adı: KÜÇÜK VE BÜYÜK HÖYÜK ( EUMENİA ANTİK KENTİ SINIRLARI İÇERİSİNDE ) I. DERECE ARKEOLOJİK SİT ALANI Varlık Türü: SİT ALANLARI VE YAPILAR Varlık Alt Türü: ARKEOLOJİK SİT Bulunduğu Yer: SİT İÇİNDE İl: DENİZLİ İlçe: ÇİVRİL Sıra Numarası: 9/12 Varlık Adı: LAODİCEA KENTİ (1.DERECE ARK.SİT) Varlık Türü: SİT ALANLARI VE YAPILAR Varlık Alt Türü: ARKEOLOJİK SİT Bulunduğu Yer: SİT İÇİNDE İl: DENİZLİ İlçe: MERKEZ Sıra Numarası: 10/12 Varlık Adı: SEBASTOPOLİS ANTİK KENTİ (2.DER. ARK. SİT) Varlık Türü: SİT ALANLARI VE YAPILAR Varlık Alt Türü: ARKEOLOJİK SİT Bulunduğu Yer: SİT İÇİNDE İl: DENİZLİ İlçe: TAVAS Sıra Numarası: 11/12 Varlık Adı: TRAPEZOPOLİS ANTİK KENTİ NEKROPOL ALANI (1.DERECE ARKEOLOJİK SİT ALANI) Varlık Türü: SİT ALANLARI VE YAPILAR Varlık Alt Türü: ARKEOLOJİK SİT Bulunduğu Yer: SİT İÇİNDE İl: DENİZLİ İlçe: BABADAĞ Sıra Numarası: 12/12 Varlık Adı: TRİPOLİS KENTİ (1. VE 3. DER. ARK. SİT) Varlık Türü: SİT ALANLARI VE YAPILAR Varlık Alt Türü: ARKEOLOJİK SİT Bulunduğu Yer: SİT İÇİNDE İl: DENİZLİ İlçe: BULDAN

__________________
volkan23 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 29 Aralık 2010, 18:09   #104
˙˙·٠●●♥DeRyA♥●●٠·˙˙
 
volkan23 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 07 Haziran 2010
Nerden: Adana
Mesajlar: 1.562
Tesekkür: 1.026
660
Tecrübe Puanı: 72
volkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond repute
Standart

Denizli Folklör Kültürü

« Geri

Denizli Halk Müzigi ve Geleneksel Oyunlar'inda, yöre konumunun komsu illerin müzik ve oyunlarının izleri görülmektedir. Bir yandan Aydın ve Muğla'nın asır zeybek havalarının etkisinde kalmış, diğer yandan Teke yöresinin canlı, devinimli oyun ve müziğinden etkilenmistir. HALK MÜZİĞİ:
Kerem çeşitlemeleri, garipler, misket ezgileri Denizli yöresinin özgün müzik yapısını oluşturur. Yörenin ritmik özelliği, dokuz zamanlı oluşudur. Denizli yöresinde bağlama düzeninde saz çalmak yaygındır. Tezeneli sazlardan bağlama ailesi (divan, bağlama, tambur, cura) yörede çok kullanılır. Yaylı sazlardan, çeşitli boylarda kabak kemaneler vardır. Üflemeli sazlardan zurna, sipsi, dilli düdükler kemikten yapılmış dilsiz kavallar bölgede yaygın olanlardır. Zil, leğen, kaşık, tef, davul Denizli yöresinin vurmalı sazlarıdır.

GELENEKSEL HALK OYUNLARI:
Denizli'de zeybek oyunları ve türleri yaygındır. Zeybek, yörede çok çeşitli sazlı-sözlü havalarıyla zengin folklor kaynağıdır. Oyunlar açık havada davul-zurna, davul-klarnet, kapalı yerlerde meydan sazı, darbuka eşliğinde oynanır.

DENİZLİ' OYNANAN ERKEK OYUNLARI :
Erkeklerin oynadığı oyunlara �Efe Oyunu� denir. Bu oyunlar zeybek türündedir. Tavas Zeybeği, Çal Feraisi, Acıpayam Zeybeği, Harmandalı, Çivril Zeybeği, Kerimoğlu Zeybeği bunlar arasında sayılabilir.





DENİZLİ' OYNANAN KADIN OYUNLARI :
Bunlara �Kız Oyunu� denir. Bazıları; Keten Gömlek, Düz Oyun, Çameli'dir. Kız oyunları genellikle kapalı yerlerde cümbüş, tef, darbuka (dümbelek), leğen eşliğinde oynanır.




__________________
volkan23 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 29 Aralık 2010, 18:09   #105
˙˙·٠●●♥DeRyA♥●●٠·˙˙
 
volkan23 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 07 Haziran 2010
Nerden: Adana
Mesajlar: 1.562
Tesekkür: 1.026
660
Tecrübe Puanı: 72
volkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond repute
Standart

Denizli Giyim Kültürü


İlin çeşitli yörelerinde giyimde farklılıklar görülür. Kadın giysilerinde görülen bazı özellikler: Acıpayam, Tavas ve Çameli yöresinin günümüzdeki kadın giysileri arasında fazla farklılık yoktur.

Kadınlar genel olarak geniş ve paçaları golf tipi, lastikli şalvar giyerler. Üst giysiler dizlere kadar uzayan bazıları parçalı, bazıları yekpare biçimde �fistanlar� dır.

Başa genellikle ön tarafına sarı pul paralar dizilmiş fesler giyilir. Fes üzerine bir örtü bağlanır. Giysiler renk renk kumaşlardan yapılır. Baş örtüleri deç beyaz veya renkli kreplerdir.

Güney, Buldan yöresi kadın giysilerinde topuklara kadar uzayan �fistan� lardan ibarettir. Ayrıca �peştamal� denen bir örtü bele sarılır. Özellikle giyilen peştemaller pamukludan yapılmış, çizgili ve renk renktir.

Düğün derneklerinde kullanılanlar ise ipekten yapılmış, renkli ve düz desenlidir. Yine aynı yöre köylerinde kadınlar kat kat çeşitli kumaşlardan yapılmış topuğa kadar uzayan şalvar da giyerler. Peştamal ve fistan üzerine renkli veya düz üstlükte kullanılır.

Bu üstlüklere �Buldan üstlüğü� denir. Çal, Çivril yöresi giysileri Tavas Yöresini uyarsa da bazı farklılıkları vardır. Köylerde genellikle renkli kumaşlardan üç etek adı verilen fistan, şalvar ve pullarla süslü fes giyerler.

__________________
volkan23 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 29 Aralık 2010, 18:10   #106
˙˙·٠●●♥DeRyA♥●●٠·˙˙
 
volkan23 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 07 Haziran 2010
Nerden: Adana
Mesajlar: 1.562
Tesekkür: 1.026
660
Tecrübe Puanı: 72
volkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond repute
Standart

DOKUMACILIK

Denizli'de dokumacılığın kökeni, Antik dönemlere dayanır. Bu temel uğraş, Çürüksu ve Büyük Menderes vadilerinin, Türkler tarafından iskan edilmesinden sonra da gelişerek devam etmiştir. Dokumacılığı, genellikle kadınlar yapmaktaydı. Çürüksu ovasında yetiştirilen kaliteli pamuklar, iplik haline getirilir; ceviz yaprağı, soğan kabuğu, palamut, sumak, mazı, birçok ot ve köklerden elde edilen boyalarla renklendirilmekte, yörede beslenen uzun ve ince tüylü bir koyun cinsinden elde edilen yünlerden de zarif yünlü kumaşlar dokunurdu. Her iki türdeki iplik elyafının iyi nitelikli oluşu ve kuvvetlice eğrilmesi, kumaşın kaliteli ve uzun süre dayanmasını sağlıyordu.

Bu kumaşlar yapıldıkları kentin adı ile anılır, yurtiçi ve yurtdışı pazarlara da ihraç edilirdi. İbni Batuta'ya göre burada eşi benzeri olmayan altın işlemeli pamuklu elbiseler dokunurdu. Osman Gazi'nin kişisel eşyaları arasından, Denizli tülbentleri, saray kadınları için iç çamaşırlık ince beyaz bezler, bayraklık kırmızı kumaşlar, şalvar çıkmıştır.İshak Fakih, XlV.yy.ın ikinci yarısında Osmanlı Sultanı l. Murat'a ve Germiyanoğlu Süleyman Şah'ın kızının Yıldırım Beyazıt ile evlenmesi nedeniyle, Denizli'den alemli ak bezler alındığını söylemektedir. XVll.yy.da Denizli'yi ziyaret eden Evliya Çelebi'de, Akdağ'ın beyaz pamuk bezinin, Acem ve Musul bezinden daha ince olduğunu yazmaktadır. Bu ifadesine göre, kumaşların o dönemde dünyada üretilen kumaşlarla yarışacak düzeyde olduğu anlaşılıyor. XlX. yy.ın başlarına değin Denizli'de dokumacılık gerçek bir sanat niteliği taşımaktaydı. Bu dönemde bölgedeki bez gereksinimini, tamamıyla yöredeki üreticilerkarşılıyordu.

Osmanlı İmparatorluğu'nun açık pazar durumuna gelmesinden önce Denizli'de yetiştirilen pamuk, geleneksel yöntemlerle işlenirdi. Dokuma için gerekli iplik bu yolla sağlanırdı.Daha sonra çoğu İngiliz kaynaklı iplik ve pamuklu dokumaların ithali, pamuk üretimini ve el dokumacılığını olumsuz etkiledi. Yerli kumaşlar ithal malların rekabeti ile karşı karşıya kaldılar. Denizli'ye ilk yabancı dokuma 1872'de girdi. Japon ürünlerinin yerli ürünle rekabeti 1920 lerin sonlarına değin sürdü.

1914'ten önce Denizli dokumaları renk ve desenleriyle üstün nitelikte ürünlerdi. Her bölgenin ünlü dokumaları olduğu gibi, kimi ustaların kendi adlarıyla bilinen ürünleri de bulunuyordu. 1. Dünya Savaşı'nda askere giden ustaların yerleri boş kalmış, dokumacılık yer yer durgunlaşmıştır. Yumağını bitirmeden askere giden ustaların yumakları, yıllarca asılı kalmış, bu işi devam ettirecek usta bulunamamış ve kimi yerlerde dokumacılığı kadınlar sürdürmüştür. Savaş sonunda sağ kalabilen ustalar geri dönerek bu sanatı canlandırmışlarsa da eski niteliğine ulaşamamıştır.

El dokumacılığı bu dönemde yaygın biçimde evlerde ve atölyelerde yapılmaktaydı. 1927'de dokuma tezgahı olmayan ev yok gibiydi, ayrıca 423 dokuma atölyesi vardı.

Denizli merkezi dışında, Buldan, Sarayköy, Babadağ, Tavas, Kızılcabölük ve Kale'de köklü, gelişmiş bir dokumacılık bulunmaktadır. Özellikle Babadağ, Kadıköy dokumalarıyla, Buldan ise beziyle Anadolu'da ün salmıştır. Dokumacılığın büyük çoğunluğunu yatak çarşafları ve alacalar oluşturur. Basmacılık ve kuşakçılık en gelişmiş tekstil dallarından biriydi. Ayrıca kimi köylerde yünden �Kılçar� denilen şalvarlık dokunurdu.

Serinhisar'da yünden menevrek, kılçar, çakşırlık, kara kuzu yönünden şalvarlıklar dokunurdu. Bekilli ve Çal'ın Ortaköy köyünde ak bez ve alaca bezler imal edilmiştir. Bürgü, bohça, perde, yastık kılıfı işlemeleri Buldan ve diğer bazı köylerde üretilmiştir. Güney ilçesi Eziler ile Çal'ın Süller kasabasında halı ve kilim dokumacılığı gelişmiştir. Halı, kilim, heybe, torba, çul, çuval, seccade gibi kaba dokuma sanayi ürünlerinin tarihi de çok eskilere dayanmaktadır. Halıcılık, Yatağan, Bozkurt, Çal ve ilçelerinde gelişmiş bir sanattır. Süller kasabası da kilimleri ile ünlüdür.

Acıpayam'ın Yeşilyuva kasabasında 1960 dan önceki yıllarda yolluk, kilim, heybe ve torba dokuyan basit tezgahlar bulunmaktadır. Bu ilkel tezgahlarla kasabanın ihtiyacı karşılanırdı. Bu dokumalardaki ipler evlerde eğrilir ve boyanırdı. Bugün kasaba yün ip boyama ustaları vardır ve eski yöntemle ipleri boyamaktadırlar. Kadınlar da kilim ve yolluk dokumaktadırlar.


DERİCİLİK

Denizli yöresinde dericilik sanatı da dokumacılık kadar eskidir. Bu uğraş Türkmen Boyları'nın, Denizli yöresine yerleşmelerinden sonra daha da değer kazanmıştır. 1071'de Türklerin Honaz kalesini ele geçirmeleri ile burada ilk yöresel Türk dericilik faaliyetinin temeli atılmıştı. Her ne kadar Denizli dericiliğinin kuruluşu Ahi Evran ile başlatılmakta ise de, Ahi Evran Denizli'ye geldiğinde yörede gelişmiş bir deri sanatı bulunmaktaydı. Ahi Evran'a bağlı şeyhlerden Ahi Kaysar, orta çağda dericiliği Acıpayam'a bağlı Yeşilyuva'da tesis etmişti. T.Toker, debbahlığın piri olarak bilinen Ahi Evran'ın kendi adıyla kurduğu teşkilatın 32 iş koluna ayrıldığını yazar.

Dericilik genellikle bol akarsu olan yerlerde yapılırdı. Bunlar arasında il merkezi, Honaz, Yeşilyuva ve Buldan ilçesine bağlı Narlıdere köyü, tabakçılık ve çizme yapımında gelişmişti. Osmanlı döneminde de önemini koruyan bu sanat, ayakkabıcılık, çizme, cilt, silah aksesuarı ve saraçlık olarak gelişmişti. Hayvan koşumları ve eğerleri, deri ve köseleden üretilmekteydi. Elvan deri olarak nitelendirilen deri örnekleri arasında siyah, kırmızı ve sarı renkler ünlüydü. Yakın bir zamana kadar bu renk derilerden kadınlara, genç kız ve gelinlere Hitit tipinde burnu kalkık, pullu ve işlemeli zarif terlikler yapılırdı.

Yeşilyuva geçmişte olduğu gibi günümüzde de önemli bir dericilik merkezidir. XlX. Yüzyılda kasabanın alt eteklerine değin akan ve kentin ortasından geçen Cilhan ve Macar dereleri boyunca, yüzlerce tabakhane kurulmuştur. Bu tabakhanelerde işlenmiş olan, kösele, sahtiyan ve meşin gibi deri ürünler Konya, Antalya, Girit, Rodos, Muğla ve İzmir'e gönderilmekteydi. Günümüzde de yöre insanı geçimini çoğunlukla ayakkabıcılıktan sağlar ve hemen her evin küçük bir ayakkabı imalathanesi bulunur. Daha önceleri elle dikilen ayakkabılar günümüzde teknolojik gelişmeyle birlikte yerini makinelere bırakmıştır. Geçmişte bir ayakkabının her aşamasını kendileri yapan ustalar bugün sadece belirli bir parçasını yapmaktadırlar. Böylece ayakkabıların belirli bölümleri üzerinde ustalaşma olmaktadır. Bu durum daha seri ve istenilen niteliğe yol açmıştır. Bu aşamalar saya kesimi, saya traşçılığı ve saya dikimidir. Yeşilyuva, günümüzde Türkiye'nin kösele ihtiyacının % 80'nini karşılamaktadır. Ayakkabıcılık, ayakkabı kesme, taban yapıştırması, freze, fora, boyama ayrı ayrı işler haline gelmiştir. Bu mesleğe bağlı olarak semercilik, saraçlık meslekleri de yaygındır



DESTİ ve BARDAK YAPIMCILIĞI

Testi, toprak bardak, küp, saksı Serinhisar ilçesinde çok eski yıllardan beri devam eden bir sanat dalıdır.
Yörenin kırmızı toprağı, bardak yapımcılığına uygun olduğu için, bu sanat dalı ilçede gelişme göstermiştir. Testi ve bardak yapımcılığı çok uzun ve zahmetli bir iş olduğundan, yeni yetişenler bu mesleğe ilgi göstermemektedir.




URGANCILIK

Serinhisar ilçesinde urgancılık ata mesleklerinden biri olup, varlığını günümüzde de sürdürmektedir.
Bu işi genellikle kadınlar yapmaktadır.
Erkeklerde üretilen urganların pazarlama işiyle uğraşmaktadırlar.




BAKIRCILIK

Bakır işlemeciliği geleneksel el sanatlarımızdan olup, Denizli merkezindeki Kaleiçinde yüzyıllardan beri varlığını sürdürmektedir. Burada birçok sofra takımı, çanaklar, iliştirler, kaşık, kepçe, kevgir, sini, leğen, yemek tencereleri, kazanlar, ibrik vb. mutfak eşyaları imal edilmektedir.
Günümüzde bu sanatı sürdürenlerin sayısı oldukça azdır. Bakırdan yapılan mutfak malzemelerinin yerine çelik, alüminyum, porselen, çinko ve plastik gibi maddelerden yapılan daha ucuz ve kullanışlı kap kacaklar almıştır.
Günümüzde bu sanatı devam ettiren ustalar çoğunluğu turist olan bakırdan yapılan süs eşyacılığına yönelmişlerdir.


TARAKÇILIK

Yatağam Kasabasında camız ve koç boynuzlarından kadın tarağı yapılmaktadır. Günümüzde plastiğin revaşta olması ve boynuz bulunamaması nedeni ile meslek yok olmaktadır. boynuz körüklü ocakta ısıtılarak işlenmektedir. boynuzdan yapılan tarağın tırnaklarının insan saçındaki elektiriklenmeyi aldığı bilinmektedir.



SEMERCİLİK - SARAÇLIK

Son yıllarda Tarımda makinalaşmanın Artmasına bağlı olarak yük ve iş hayvanı kullanılmamaya başlanmıştır. dolayısıyla eskiden bunlara bağlı olarak çok yaygın olan semer yapımcılığı ve saraçlıkta oldukça azalmıştır. Özellikle gezici ustalar tarafından içra edilen bu sanat kurulan eski pazarlar ve merkezi dükkanlarda icra edilmekteydi. Yeşilyuva Çivril ve Çal ilçelerinde semercilik yaygın bir sanat iken üretilen derilerden yapılan koşum takımları süsler ve günlük kullanım eşyaları yok olmak üzeredir.



TEL KIRMA ve GÜMÜŞ İŞİ

Tavas Yöremizde yaygın olarak işlenmektedir. Ham maddesi tel aolan bu sanat kadınlar tarafından gerpetle tül yada tülbenteişlenir. Oldukça ince ve pahalı olan bu işlemin mihraplı, elmas ,makaslı ,sepeleme, muskalı, yıldızlı, yapraklı, tıtıl sarmalı gibi motif türleri vardır. gelinlerin çeyizlerinde bulunan bürgü yada örtülerde muhakkak bir tel kırma işi bulunmaktadır. İlimizde sadece Tavas yöresinde yapılan tel kırmaya rağbet çok olmaktadır.
Çivril ilçesinin Beyköyü küçük ev atölyelerinde gümüşcülük yapılmaktadır. takı ve süs eşyası olarak yüzük, küpe, kolye vb. gibi bir çok ürün imal edilir.


İĞNE İŞLERİ
Bütün yörelerimizde hanımlar tarafında yapılmasına rağmen Tavas yöresinde bir el sanatı ve sektör haline gelmiştir. özellikle çeyizlik üerünlerde tığ ve iğne oyasının çokluğu göze çarpar. Motiflerde çok şeşitli figürler kullanılır.


AĞAÇ İŞLERİ

Ağaç işleri ilimizin ormanlık yörelerinde daha yaygın olarak yapılmaktadır. Tarım ve hayvancılığa bağlı olarak günlük kullanıma yönelik ağaç ürünler yapılmaktadır.
__________________
volkan23 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 29 Aralık 2010, 18:11   #107
˙˙·٠●●♥DeRyA♥●●٠·˙˙
 
volkan23 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 07 Haziran 2010
Nerden: Adana
Mesajlar: 1.562
Tesekkür: 1.026
660
Tecrübe Puanı: 72
volkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond repute
Standart Denizli Yöresinin Yemek Kültürü

Denizli'de geleneksel yemek türleri ve beslenme alışkanlıkları sürmektedir. Kedi börülcesi çorbası,Mercimek çorbası,Domates çorbası, kuru börülce çorbası, Tarhana çorbası, ovmaç çorbası gibi yöreye özgü çorba türleridir. Et yemeklerinin başlıcaları tas kapaması, kumbar dolması, sirkeli et, nohutlu et, Tandır,kol dolması, ciğer sarma, saçta işkembedir.

Denizli mutfağının temelini sebzeli yemekler oluşturur.Özellikle patlıcan yemek çeşitleri çoktur. Kuru patlıcan dolması, patlıcan gözlemesi gibi vb. Taratorlu börülce salatası, ebe gümeci salatası, filiz salatası Yöreye özgün salata türleridir.
Börek ve tatlı türlerinde Ege Bölgesi özellikleri görülür. Yufka, şipit, bazdırma evlerde yapılan ekmekledir. Yöredeki beslenme alışkanlıklarından biri de yatmadan önce yenen �yat geber ekmeği�dir. Kışın darı, kavurga, ceviz, kestane; yazın türlü meyveler, salatalık, kavun, karpuz yenir.

MAHALLİ YEMEK TARİFLERİ ve ÖZELLİKLERİ

Bölgemiz itibariyle tanınan fakat yerleşim mahalleri itibariyle değişiklikler gösteren mahalli yemeklerimizden bazılarının özellikleri aşağıya çıkarılmıştır.

-Çaput Aşı :

Toplanan taze bağ yapraklarından yapılır,yapraklar küçük parçalar halinde doğranır. Üzerine yağ ilave edilerek haşlanır. Sonra pirinç ve etle birlikte pişirilir. Üzerine yoğurt dökülerek yenir.

-Alaçora :

Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine tereyağı ve bulgur ilave edilir, tuz,biber ve su konulduktan sonra suyu çekilinceye kadar pişirilir.

-Un Çorbası :

Salça, yağla kızartılır. Un, kızartılmış yağla kavrulur. Yeterince su, tuz, biber ilave edilirek kaynatılır. Sıcak içilir.

-Darı Ekmeği :

Mısır unu yeteri kadar tuz, su ilave edilerek yoğrulur. Sonra sac üzerinde pişirilir. Sıcak iken üzerine tereyağı sürülüp, üstüne peynir konulup yenir. Soğuk sütün içine soğuk darı ekmeği doğranarak da yenir.

-Ayran Ufaklaması (Doğrameç) :

Yoğurda tuz konarak ayran haline getirilir. İçine mısır ekmeği doğranır ve kaşıkla yenir. Acı biber ve domates salatası ile de lezzetli olur.

-Tirit :

Buğday, mısır, bakla, nohut ve kuru fasulye haşlanır.. İçine toz kırmızı biber, karabiber, tuz konur ve kaynatılır.. Az sulu piştikten sonra indirilir. Servis yapılır. Üstüne badem içi, ceviz içi fındık kırması konularak kaşıkla yenir. Özel günler ve misafirler için bir eğlence ve toplanma vesilesidir.Acıpayam yöresinde çocukların ilk dişinin görüldüğümde pişirilip dağıtılır. Ayrıca hayır için pişirilip çocuklara dağıtılır.

-Tarhana Çorbası :

Yazın hazırlanıp kurutulan tarhana bir miktar suda eritilir. Bir tencerede kızartılan salça, yağ,kıyma ve sarımsağın üzerine ilave edilerek yeterince su eklendikten sonra kaynayıncaya kadar karıştırılır, İyice kaynadıktan sonra sıcak sıcak yenir.

-Karın (Mumbar) Dolması :

Pirinç, kıyma, karabiber, kimyon ve tuz dolma içi hazırlandığı gibi karıştırılır. Karışım bol su ilave edilir. Karışım bir huni veya lamba şişesi yardımıyla mumbarın ağzından doldurulur. bir kapta su ilavesiyle pişinceye kadar kaynatılır. Sıcak olarak servis yapılır. Soğuyan dolma dilimlenip tereyağında kızartılarak da yenir.

-Denizli Turşusu :

Biber, taze fasulye, salatalık, gök domates bir teneke veya küp içine yerleştirilir. Üzerine tuzlu sirke veya limon tuzu ilave edilir. Sarımsak soyularak içine atılır.Kabın ağzı sıkıca kapatılır.Bir müddet sonra turşu hazırdır.

-Patlıcan Kebap :

Bir tencerede kuşbaşı et tereyağı ile birlikte kavrulur, salça ilave edilip pişirilir. Ayrı bir yerde taze patlıcan soyulduktan sonra dilimlenerek doğranıp, yağda kızartılır. Kızaran patlıcanlar tepsiye döşenir. Pişen etler patlıcanın üzerine konur. Üzeri domates ve yeşil biberle süslenir. Tuz ve karabiber konur. Fırında pişirilir.

-Kaçamak :

Yarım litre tuzlu su kaynatılır. Su kaynamaya başlayınca, içine serpilerek üzere yeteri kadar un katılır. Bu işlem yapılırken, diğer taraftan tahta bir kaşıkla hızla unlu su karıştırılarak, karışım birbirlerine iyice yedirilir. Karışım koyu bir muhallebi kıvamına gelinceye kadar devamlı karıştırılır. Bir tavada kızdırılmış yağa bir miktar kırmızı biber eklenir. Kırmızıbiberli yağ tenceredeki unlu karışıma eklenerek servis yapılır .

-Kuzu Çevirme :

Bütün kuzu eti iyice temizlenerek tuzlanıp biberlenir. Hafifçe sulandırılmış salça içine ve dışına sürülerek terbiye edilir. İçine lezzetli olması için kekik konur. Hazırlanmış olan kuzu eti yakılan odun közü üzerine dikilen çatal kazıkların üzerine bir kazığa geçirilerek oturtulur. Et iyice pişinceye kadar arada sırada çevrilerek pişirilir. Pişirme işlemi bir çukur kazılıp et içine sallanarak da yapılabilir.

-Sıyırma :

Ayşe kadın fasulyenin tazeleri toplanıp, yıkanır, temizlenir ve toprak tencereye konur. Üstüne biraz patates eklenerek yeterince su konur. Taze birkaç kabak yaprağı örtülerek, üzerine ağırlık yapması için bir taş konur. Pişirinceye kadar ateşte tutulur. Pişince ateşten alınır ve suyu süzülür. Bir tepsi üzerine ters çevrilerek dökülür. Patatesler üzerinden alınıp, tuzu ekilir.Soğan ve közlenmiş biberle birlikte yenir.

-Arabaşı :

Özellikle yüksek bölgelerimizde kış mevsimlerinde pişirilir. Av hayvanlarının etinden ya da tavuk eti ile yapılır. Tavuk ve av hayvanlarının etleri iyice pişirilir. Acılı ekşili et suyuyla hamur yoğrulur ve pişirilir. Büyük bir siniye dökülerek soğutulur. Hamurun ortası açılır,et sulu çorba buraya konulur. Kaşıkla hamur alınıp çorbadan kaşıklanarak yenilir.

-Et Çevirmesi :

Babadağ ve Sarayköy yöresinde daha yaygındır. Koyun sırtlarından yağ kesilir. Bu yağlar baharatla ovularak bir şişe dizilerek serin bir yerde bir süre bekletilir. Kuru soğan kıyılarak salça ile ovulur. Köz halinde olan kömür üzerine, şişlere dizilen yağlar pişmeye bırakılır. Yağlar pişerek akmaya başlayınca yufkalara sıra ile basılarak emdirilir. Yağlar iyice küçülünce ye kadar bu işleme devam edilir. Daha sonra iyice emdirilen yufkalar salçalı soğanla siniler üstünde servis yapılır.

-Yoğurtlu Patlıcan Gömmesi :

Közde pişirilen patlıcanların kabukları soyulur. Yağ içinde tekrar pişirilir. Ayrı bir tabakta koyun yoğurdu ezilir, içine sarımsak eklenir.. Yağda pişirilen patlıcanın üstüne yoğurt dökülerek karıştırılır.. Üzerine eritilmiş tereyağı gezdirilir. Sıcak olarak taze soğan, tere, maydanoz, nane, biber kızartması, taze biberle birlikte yenir.

-Et Kapaması :

Genellikle Babadağ yöresinde pişiririlen bir yemek çeşididir. Koyun, oğlak veya kuzu eti küçük parçalar halinde doğranır, salça ile ovulur. Sarımsak, soğan ve patates doğranır,Hepsi bir tencerenin içine doldurulur. Üzeri bir tava ile kapatılır ve tencere ters vaziyette kömür ateşinin üzerine konur ve pişmeye bırakılır. İstenirse tavanın boş kenarlarına pirinç ilave edilebilir veya suyu ile de ayrıca pilav pişirilebilir.. Et kapaması sıcak olarak, yanında salata ile servis yapılır.

-Sura :

Koyun veya keçi etinin kaburga kısmının etinden yapılır. Etli kaburganın et kısmı kemiğinden ayrılarak açılır. Kemik ile et arasına pirinç, karabiber, kırmızıbiber ve baharat çeşitleri konup et kapatılarak dikilir. Sonra bir tencere içine oturtarak az su ve tuz ilavesiyle pişmeye bırakılır. Piştikten sonra olduğu gibi sofraya konur, sıcak olarak yenir. Bu yemek genellikle Kale ilçemiz ve köylerinde yapılmaktadır.

-Keşkek :

Orta Asya'dan bu yana milli yemeklerimizden biridir keşkek. Keşkek en çok Babadağ'da usulüne uygun olarak yapılır. Keşkeğin ana maddesi yağlı keçi veya koç eti ile dövülmüş buğdaydır. Genellikle düğünlerde yapıldığı için, bu tarifimiz 750 kişiliktir. 40-45 kg. kadar yağlı keçi veya koç eti, 30 kg. dövülmüş beyaz buğday, 2 kg. tereyağıdır. Büyükçe bir kazan içinde buğday, başka bir kazanda et normal ateşte pişirilmeye başlanır. Buğday piştikçe ağır ağır ara sıra karıştırılır ve pişen etin suyundan eklenir. Et iyice piştikten sonra çıkarılır ve kemiğinden ayrılır ve iyice ezilir ve tamamen pişen buğdayın içine eklenir ve karıştırarak bir süre daha pişirilir. Daha sonra tereyağı bir tavada kızartılır.. Üzerine kırmızı biber ilave edilir. Keşkeğin üzerine tabaklara konduktan sonra gezdirilir. Yanında turşu veya salata ile birlikte yenir.

-Gındıra Çorbası :

Ayıklanan ve temizlenen gındıra önce sıcak suda haşlanır. Haşlandıktan sonra kabuğundan ayrılır. Haşlama suyuna yağda kavrulmuş soğan ilave edilir. Ayrıca erik, ekşi ve tuz katılır. Sonra on dakika kadar daha kaynatılarak yenir. Gındıra çorbası, genellikle Çameli yöremizde yapılmakta olup lezzetli ve bol C vitaminlidir. Gındıra ayrıca bulgur ve pirinç pilavlarına da karıştırılarak yapılabilir.
__________________
volkan23 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 29 Aralık 2010, 18:11   #108
˙˙·٠●●♥DeRyA♥●●٠·˙˙
 
volkan23 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 07 Haziran 2010
Nerden: Adana
Mesajlar: 1.562
Tesekkür: 1.026
660
Tecrübe Puanı: 72
volkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond repute
Standart

ESKİ EVLER ve MİMARİ

İlimizde, Selçuklu ve Beylikler dönemine ait birkaç yapı ayakta kalabilmiştir. Bunlardan; 13.yy. Selçuklu döneminde inşa edilen, Çardak Han ve Akhan Kervansarayları, mimari özellikleri bakımından diğer Selçuklu Hanlarına benzerler. Gene bu döneme tarihleyebileceğimiz Çal-Mahmutgazi Köyü'nde Mahmutgazi Türbesi ile 15.yy. Osmanlı türbe mimarı karakteri arz eden Baklan bucağı Hüsamettin Dede türbesini sayabiliriz. Zamanın tahribine uğrayan köprülerden tespit edebildiğimiz iki köprü bulunmaktadır.

Büyük Menderes nehri üzerine inşa edilen ve Osmanlı dönemine ait, Denizli-Çivril yolundaki Çıtak köprüsü, Çal ilçesi yakınındaki köprü kayda değer mimari özellik gösterirler. Camilerden; Çivril-Emirhisar kasabası yakınındaki mimari özelliklerden dolayı13.yy.a tarihleyebileceğimiz Dedeköy camii ile 18.yy. ve 19.yy. Osmanlı mimarisinde moda haline gelen ve yapı özellikleri bakımından 13.yy. Selçuklu ağaç direkli camilerini hatırlatan Avrupa etkili resimlerle süslüdür. Acıpayam'da Yazır, Çivril'de Savran (Serbanşah), Baklan'da da Boğaziçi camileri vardır.
Hamam olarak; 14.yy. Beylikler döneminde inşa edildiği anlaşılan ve il merkezi Uçancıbaşı mahallesinde bulunan, Uçancıbaşı hamamı, Türk hamam mimarisi plan şemasıdır. Yukarıda sözünü ettiğimiz yapılarda malzeme olarak erken döneme ait olanlarda tuğla-moloz ve kesme taşlarla birlikte yer yer devşirme malzeme de kullanılmıştır, köy yerleşim yerlerinde ise ucuz malzeme olan kerpiç ve taşın birarada kullanıldığı görülmektedir. İlin özel bir mimari özelliği bulunmamaktadır. Ege Bölgesi yöresinde görülen yapılardaki mimari özellikler görülmektedir.






Not: Alıntıdır..
__________________
volkan23 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 29 Aralık 2010, 18:40   #109
˙˙·٠●●♥DeRyA♥●●٠·˙˙
 
volkan23 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 07 Haziran 2010
Nerden: Adana
Mesajlar: 1.562
Tesekkür: 1.026
660
Tecrübe Puanı: 72
volkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond repute
Thumbs up İzmir



Genel Bilgiler

Yüzölçümü : 1.973 km²
Nüfus : 3.370.866 (2000)
Il Trafik No : 35

Türkiye'nin üçüncü büyük şehri olan İzmir, çağdaş, gelişmiş, ayni zamanda işlek bir ticaret merkezidir. Cıvıl cıvıl olan alışveriş merkezinde dolaşmak oldukça keyiflidir. İzmir'in batısında nefis renkli denizi, plajları ve termal merkezleriyle Çeşme Yarımadası uzanır. Antik çağların en ünlü kentleri arasında yer alan Efes, Roma devrinde dünyanın en büyük kentlerinden biriydi. Tüm Ion kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındıran Efes, yoğun sanatsal etkinliklerle de adini duyuruyordu.

Akdeniz iklim kuşağında kalan İzmir'de yazları sıcak ve kurak kışları ılık ve yağışlı geçmektedir. Dağların denize dik uzanması ve ovaların İç Batı Anadolu eşiğine kadar sokulması, denizel etkilerin iç kesimlere kadar yayılmasına olanak vermektedir. Ancak, İl bütününde yükseklik, batı ve kıyıdan uzaklık gibi fiziksel coğrafya farklılıkları, yağış, sıcaklık ve güneş açısından önemli sayılabilecek iklim farklılıklarına da yol açmaktadır.

İl bazında yıllık ortalama sıcaklık, kıyı kesimlerde 14-18 ºC arasında değişmektedir. En sıcak aylar Temmuz (27.3 ºC ) ve Ağustos (27.6 ºC ), en soğuk aylar ise Ocak (8.6 ºC) ve Şubat (9.6 ºC)'tır. Yazın kıyı kesiminde sıcaklık, deniz melteminin (İmbat) etkisiyle iç kesimlere göre 1-2 ºC daha düşük olmaktadır. Kış mevsiminde ortalama 7 ºC olan sıcaklık zaman zaman kuzey ve kuzeybatıdan sokulan denizel hava kütlesi nedeniyle düşmektedir.

İzmir'de yağışın aylara ve mevsimlere göre dağılımında önemli farklar vardır. İzmir'de yıllık ortalama yağış miktarı 700 mm. olup yıllık yağışın % 50'den fazlası kış mevsiminde %40- 45'i ilkbahar ve sonbaharda , % 2-4'ü ise yaz aylarında düşmektedir. Kar yağışlı günler sayısı, alçak kesimlerde yok denecek kadar azdır. Yüksek kesimlerde gerek kar yağışlı günler sayısı, gerekse karın yerde kalma süresi artmaktadır.

Coğrafya

İzmir, Türkiye'nin üçüncü büyük kentidir. İzmir, Ege kıyı bölgesinin tipik bir örneği gibidir. Kuzeyde Madra Dağları, güneyde Kuşadası Körfezi, batıda Çeşme Yarımadası'nın Tekne Burnu, doğuda ise Aydın, Manisa il sınırları ile çevrilmiş İzmir, batıda kendi adıyla anılan körfezle kucaklaşır.

İzmir ili içinde Ege Bölgesi'nin önemli akarsularından olan Gediz Nehri'nin aşağı çığırı ile Küçük Menderes Nehri bulunur. Girintili ve çıkıntılı kıyı bandı doğal olarak sayısız güzellikte koy ve plajların oluşumu ile sonuçlanır. Gümüldür, Özdere, Foça, Karaburun, Çeşme sahil ve plajları İzmir için büyük bir turistik önem taşımaktadır. Öte yandan aynı doğal yapı, bir çok balıkçı barınağının veya yat yanaşma yerlerinin oluşmasına neden olmuştur. Bu özellikleriyle İzmir doğal bir turizm ve liman kentidir.

Akdeniz iklim bölgesinde yetişen geniş, sert ve iğne yapraklı, sürekli yeşil kalan, kuraklığa dayanıklı ağaç ve çalılar, yaygın doğal bitki örtüsünü oluşturur.

Tarihi

Eski İzmir kenti (Smyrna) körfezin kuzeydoğusunda yer alan ve yüzölçümü yaklaşık yüz dönüm olan bir adacık üzerinde kurulmuştu. Son yüzyıllar boyunca Meles Irmağı Sipvlos (Yamanlar) Dağı'ndan gelen sellerin getirdikleri mil ile bugünkü Bornova ovası oluştu ve yarım adacık bir tepe haline dönüştü.

Şimdi Tepekule adını taşıyan bu höyüğün üzerinde Tekel Müdürlüğü'nün İzmir Şarap ve Bira Fabrikasına ait numune bağı bulunmaktadır. 1955'ten beri yoğun gecekondu bölgesi olan bu çevrede İzmir'deki ilk yerleşim yeri olarak tespit edilen İzmir Höyüğü bulunur. Buradaki ilk kazılarda Türk Tarih Kurumu ile Eski Eserler ve Müzeler GENEL Müdürlüğü”nün katkıları büyük olmuştur.

Batı Anadolu kıyılarındaki ilk yerleşimler genelde ki bunlar Troya Savaşlarını sonra kurulan Aiol, Ion ve Dor kökenlidir, küçük yarımadalar üzerinde kurulmuştur. Bunlar, Çandarlı, Foça, İzmir, Klazomenai, Miletos ve İasos gibi yerleşimlerdir. Bunun nedeni yerleşim yerlerini kuran ve oturan insanların daha çok Hellenli ve den olmalarıdır. Böylece yarımada yerleşikleri hem iki limana sahiptiler, hem de kara denizden gelecek saldırılara karşı güvence içindeydiler. Elverişsiz havalarda limanlardan biri uygun olmadığı taktirde gemiciler diğer limanı kullanma şansına sahiplerdi. Bayraklı Höyüğü körfezin kuzeydoğu köşesinde, kuzeyine sarp kayalı Yamanlar Dağı'nı da alarak karadan gelecek saldırılara karşı rahat bir konumdaydı. Güneyi imbata açıktı. Eski İzmir yerleşimi yaklaşık 3000 yıl boyunca bu yarımada üzerinde ver aldı. M.Ö. 4. Yüzyılın ikinci yarısında büyük nüfus artışı yüzünden bugünkü Kadifekale eteklerine taşındı.
__________________
volkan23 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 29 Aralık 2010, 18:41   #110
˙˙·٠●●♥DeRyA♥●●٠·˙˙
 
volkan23 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: 07 Haziran 2010
Nerden: Adana
Mesajlar: 1.562
Tesekkür: 1.026
660
Tecrübe Puanı: 72
volkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond reputevolkan23 has a reputation beyond repute
Standart

Saat Kulesi






1901 yılında Sultan Abdülhamid’ in tahta çıkışının 25.yıldönümü nedeniyle ve padişahın emri üzerine, Sadrazam Küçük Sait Paşa tarafından yaptırılmıştır. Son derece zarif görünümüyle Konak Meydanını bir inci gibi süslemektedir. Teras yükseldikçe incelen sivri kemerleri, kubbecikleri, mukarnas işçiliği ve geometrik figürlerle donatılmış olan taş işçiliğinin dantele gibi bir zarafet içinde Saat Kulesi’ni çevrelemesi, oldukça zengin bir görüntü oluşturmaktadır. Kulenin saati Alman İmparatoru II.Wilhelm tarafından armağan edilmiştir. İzmir‘in sembolü olarak kabul edilen Saat Kulesi‘nin altında bulunan odanın dört köşesinde çeşmeler bulunmaktadır.
__________________
volkan23 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Seçenekler
Stil

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:29.


Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0
Forumla+

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231